www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 286 kez okundu.
Yazının Tarihi :   10 Ağustos 2019 - 01:44:15

AKKİL KÖYÜ VE MÜRSEL DEDE TÜRBESİ

Büyüt
Küçült
AKKİL KÖYÜ VE MÜRSEL DEDE

Mursel Sumer

Akkil köyü İskilipin on kilometre kadar batı tarafında üç beş evden meydana gelmiş ufak bir yerleşim yeridir. Köyde oturanlar çeşitli sebeplerle şehirlere taşındıklarından köy neredeyse tamamen boşalmış, eski ahşap evlerin çoğu harabe haline gelmiştir. Muhtarlık olarak Eskiköye bağlıdır. Yol İskilipten Kuruçay köyü hizasına kadar dar ve virajlı olmasına karşılık asfalt kaplıdır. Kuruçaydan sonrası ise stabilize, dar ve eğimli bir yol olup arazinin tepe noktasına kadar devam eder. Akkil evlerinin göründüğü bu noktadan sonra yine virajlı ve dar bir yoldan köye ulaşılır.

Akkil köyü eskiden kili ile ünlüydü. Günümüzden altmış-yetmiş yıl kadar önce, sabundan başka temizlik maddesinin bilinmediği zamanlarda buradan yük hayvanlarıyla getirilen kil mahalle aralarında satılırdı. Bizim çocukken oturduğumuz ev Ekizoğlu Mahallesindeydi. Aynı mahallede bizim evin dört ev kadar ilerisinde Kilci Şabanın evi vardı. Kilci Şaban kimsesi olmayan gariban bir kişiydi. Kulübeye benzer ufak ve eski bir evde oturur, Akkil köyünden eşeğiyle getirdiği killeri don kili, baş kili diye satarak ekmek parasını kazanırdı. Don kili çamaşırlarda, baş kili ise beden temizliğinde kullanılırdı. Suda eritilerek elde edilen kil suyunun temizleyici özelliği yanında yumuşatıcı bir etkisi de vardı. Don kili çamaşırları temizler ve yumuşatır, baş kili ise insan saçında aynı etkiyi gösterirdi. Şimdiki şampuanlardan daha etkili aynı zamanda içinde kimyasal madde bulunmadığından daha sağlıklıydı.

Mürsel Dede Kimdir?

Akkil köyünün yukarılarında bulunan bir tepe üstünde Mürsel Dede türbesi bulunmaktaydı. Şimdi yerinde olmayan bu türbede Mürsel Dedenin yatmakta olduğunu biliyoruz. Mürsel Dedenin hangi devirde yaşadığı, nereli olduğu, hangi tarikat ve cemaatin mensubu bulunduğu konusunda şimdilik hiçbir bilgimiz yoktur. Ancak topluma dini yönden önderlik eden ulu bir kişi olduğu isminin sonuna getirilen “dede” lakabından belli olmaktadır. Dede ve baba lakabıyla anılan türbelerin tarihlerinin genellikle Selçuklu Devleti zamanına kadar ulaşmasından ve içinde yatan kişilerin Horasan Erenleriyle bağlantılı olmasından dolayı Mürsel Dedenin de Selçuklular zamanında yaşamış ulu bir kişi olduğunu tahmin etmekteyiz. Ünü günümüze kadar ulaşmış bu ulu kişinin adından dolayı İskilip ve civarındaki köylerde pek çok Mürsel ismine rastlanmaktadır. Bu da onun çevredeki halk üzerindeki etkisinin ne derece güçlü olduğunun kanıtıdır.

Eskiden, çocuğu olmayan kadınlar Mürsel Dede türbesine götürülür orada yapılan dualardan sonra adak kurbanı kesilirdi. Eğer dilek gerçekleşir ve kadının çocuğu erkek olursa çocuğun adı Mürsel konurdu. Erkek torunlardan birine dedesinin isminin konulması çok eski geleneklerimizdendir. Mürsel isimli dedeler de torunlarından birine kendi ismini verdiğinden Mürsel ismi şehrimiz ve civarında son derece yaygınlaşmıştır. Sadece Akkil mahallesinin bağlı olduğu Eski köyde şu anda yirmiden fazla Mürsel isimli kişi mevcuttur. İskilip ve civarı ise

Türkiyede Mürsel isminin en çok rastlandığı yerdir ve belki de Türkiyedeki Mürsel isimli şahısların toplamından daha fazla Mürsel ismine sahiptir.

Günümüzde mezarının yeri belli ise de türbeden hiçbir eser kalmamıştır. Mezarın bulunduğu alan bazı define arayıcıları tarafından tarihi ve kıymetli bir şeyler bulmak amacıyla boşu boşuna kazılarak tamamen tahrip edilmiştir.

Mürsel Dede İle İlgili Bazı Kerametler

Türbeye Çocuk Sahibi Olmak İçin Giden Kadınlar:

Eskiden çocuğu olmayan kadınlar Mürsel Dede Türbesine götürülür ve orada edilen duadan sonra kurban kesilirse Allahın izni, Mürsel Dedenin himmetiyle çocuğu olmayan veya doğduktan sonra kaybeden hanımların çocuk sahibi olacağına inanılırdı. Gerçekten de türbe ziyaretinden sonra adak kurbanı kesen sayısı bilinmeyen ailelerin çocuk sahibi olduğu bilinmektedir.

Ben doğmadan önce annemin ve babamın oraya giderek kurban kestiklerini, doğduktan sonra da ismimin Mürsel konduğunu biliyorum. Bu konuyu aile büyüklerimin ağzından defalarca işitmiştim.

Define Aramaya Gelen Kişilerin Fenerlerinin Sönmesi ve Rüzgârda Savrulmaları:

Mürsel Dedenin mezarından bir şeyler çıkar ümidiyle bir gece orayı kazmak için giden define arayıcılarının gazyağı feneri havada rüzgâr bile yokken kendi kendine söner. Tekrar yakarlar, yine söner, tekrar yakarlar yine söner. Feneri dördüncü defa yakmak isterlerken aniden çok güçlü bir rüzgâr çıkar ve define arayıcılarını mezardan yirmi-yirmi beş metre kadar uzağa savurur. Dedenin hışmına uğramaktan korkan defineciler götürdükleri malzemeleri toplayarak hızla oradan uzaklaşırlar.

Mürsel Dedenin Öküzleri:

Bir gün Eskiköyden üç-beş kişi Akkil dağına odun kesmeye gider. Mevsim kış, yerlerde epeyce kar varmış. Dönüşte Mürsel Dede Türbesinin yanından geçerken türbenin hemen yanında bir çift öküzün saman yediğini, yanında da tanımadıkları yaşlı ve sakallı bir adamın oturduğunu görürler. Selam vererek köylerine doğru giderler. Köye varınca kendi kendilerine: “ O adam kimdi, nereliydi? Kışta kıyamette orada ne arıyordu? Neden adama kim olduğunu sormadık diye hayıflanırlar. Sonra da acaba gördüğümüz Mürsel Dede olabilir miydi? Diye düşünürler. Olaya bir anlam veremezler.

Dolu Felaketi:

Mürsel dedenin mezarına musallat olan defineciler 2015 yılında mezarın olduğu yere giderek tekrar kazar ve etrafı tahrip ederler. Aradan çok geçmez, o civardaki bütün köyler dolu felaketine uğrar. Tarladaki bütün mahsul mahvolur. Aynı zamanda o zamana kadar görülmedik bir sel felaketi yaşanır. Çukurköy başta olmak üzere bazı köylerin arazileri selden zarar görür. Bu olayı da Mürsel Dede mezarının defineciler tarafından kazılmasına bağlarlar.

Mürsel Dede ile ilgili bildiklerimiz ve duyduklarımız şimdilik bu kadar.

Neredeyse mezarı kaybolmak üzere olan İskilipli Mürsel adlı kişilerin isim babası Mürsel Dedemizi rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun, nur içinde yatsın.

Not: Mürsel Dede ile ilgili kerametler ve diğer bazı bilgiler İskilip Eskiköylü Veyis Ustadan alınmıştır. Verdiği bilgiler için kendisine teşekkür ediyorum.

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ali Kılcı
Gelibolulu Mustafa Ali 16 yüzyılda yazdığı “Mirkât’ül-Cihâd ” isimli eserinde İskilip’in eski
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019