www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 232 kez okundu.
Yazının Tarihi :   01 Mayıs 2019 - 11:44:16

ARKADAŞIM ÜMİT KINAK

Büyüt
Küçült
ARKADAŞIM ÜMİT

Mursel Sumer

 

Bugün nisan ayının yirmi altısı. Günlerden Cuma. İnternette gezinirken bir acı haberle sarsıldım. İskilip Lisesinin emekli öğretmenlerinden hemşehrim ve Çorum Lisesinden sınıf arkadaşım olan Ümit Kınak hayatını kaybetmişti. Facebooktaki arkadaş sayfaları onun fotoğrafları ve başsağlığı mesajlarıyla üzücü haberi duyurmaktaydı. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun. Yakınlarına ve bütün eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.
Ümit Kınakla ilgili birkaç hatıra:
Cebir Dersi Sınavlarına Hazırlık
Çorum Lisesi son sınıftayız. Mezuniyet sınavlarına az kalmış. Cebir dersi de en zayıf derslerimiz arasında. Ümitin teklifi üzerine ben, sınıf arkadaşımız olan Ali Erdoğan ve Ümit, Ümit Kınakın ailesi ile birlikte oturdukları evde birlikte ders çalışmaya başladık. O zaman hayatta olan annesi de çaylar, kurabiyeler getirerek bize ikramda bulunuyordu. Bu çalışma bir hafta kadar devam etti. Bu birlikte çalışma öylesine başarılı oldu ki sınavlarda sekizden dokuzdan aşağı not alanımız olmadı.
Onaçağzına Yüzmeye Gidişimiz
Babamın Bayındırlık Müdürlüne atanmasıyla birlikte Çoruma taşınmıştık. Ancak, İskilip Ekizoğlu Mahallesinde de dayalı döşeli evimiz vardı. Yaz tatillerinde babam Çorumda kalır, ailenin diğer fertleri ile yazı İskilipte geçirirdik.
Bir gün beş-altı kişilik bir arkadaş grubu ile sözleşerek ertesi gün Onaçağzı tarafına giderek hem oradaki sulama suyu bendinde yüzmek hem de piknik yapmak için anlaştık. Belirtilen gün yemek, içmek ve üzerinde oturmak için gerekli bütün ihtiyaç maddelerini alarak yola koyulmak üzere hazırlandık. Ümit benden yanımıza birde urgan almamızı istedi. Ben salıncak kurmak için istiyor herhalde diye düşünürken o urganı istemesinin sebebini açıkladı. Meğer iyi yüzme bilmiyormuş. Urganı beline bağladıktan sonra bentin göletine girecekmiş. Eğer boğulacak gibi olursa urganın öbür ucu kıyıda duran bir arkadaşımızın elinde olacağından urganı çekerek Ümiti kurtaracakmış.
Yürüyerek piknik yapacağımız yere geldik. Burası Pavluha değirmeninin aşağılarında hemen hemen Kaymakam Pınarının hizasına düşen çay kenarında bir yerdi. Etrafta kavak ve söğüt ağaçlarının bulunduğu bir yerde oturduk. Çevrede bizden başka yaşça daha küçük çocuklardan oluşan gruplar da vardı. Kimisi daha aşağılarda bulunan gölette yüzüyor, kimisi çay demliyor, kimisi oturmuş yanlarında götürdükleri yiyecekleri atıştırıyordu.
Eşyalarımızı ağaç altında düzlük bir alana yerleştirdikten sonra soyunarak birkaç kişi gölete gittik. Sulama suyu göleti eni üç dört metre, uzunluğu beş altı metre kadar olan küçük bir su birikintisiydi. İnsan boyunu geçen derin yerde yaşça büyük çocuklar, derin olmayan yerlerde ise küçük çocuklar çimiyordu (yüzüyordu). Ümit de bizimle birlikte suya girdi ve suyun en derin yerini urgan falan bağlamadan yüzerek geçmeyi başardı. Korkularının boşuna olduğunu anlamıştı. Bizler de zaten iyi bir yüzücü değildik ama böyle ufak göletlerde kendimizi kurtaracak kadar su yüzünde kalmayı becerebiliyorduk.
Daha sonra piknik alanına çay içmek için döndük. Bir süre sonra aralarında bizim yakınlarımız olan, bizden yaşça küçük bir grup çocuğun “Ağbiy, ağbiy yetişin. Gölde biri boğuluy…” diye bağırarak bize doğru koştuğunu gördük. Durumun vahim olduğunu anlayarak boğulmakta olan kişiyi kurtarmak üzere bir elimde urgan hep birlikte gölete doğru koşmaya başladık. İki dakika kadar bir süre içinde göletin kenarına vardık. On beş yaşlarında kadar bir çocuk göletin en derin yerinde başı yukarda, diklemesine suya dalıp dalıp çıkıyordu. Çocuğun beyaz olan teni kızarmağa hatta morarmağa başlamıştı. İçimizden hiç biri boğulan bir kişiyi sudan kurtaracak kadar yüzme bilmiyordu. Hemen elimdeki urganı kıyıdaki ayvanın dalına bağladım. Diğer ucunu elime alarak boynumun hizasına kadar suya girdim ve çocuğa yaklaştım. Çocuk su yüzüne çıkınca urganın ucunu fırlattım. Çocuk can havliyle urgana yapıştı ve onu diğer çocukların da yardımıyla su dışına çıkardık. Yuttuğu suyu çıkarması için baş aşağı yatırdık. İyi ki ciğerlerine su kaçmamıştı. Meğer Ankaradan gezmek için İskilipteki akrabalarının yanına gelen bir kişiymiş. Biraz dinlendikten sonra ayağa kalktı ve birlikte geldiği arkadaşlarıyla birlikte oturdukları ağaç gölgesine doğru gittiler. Bizde kendi yerimize döndük. 
Ümitin kendisi için istediği urgan o gün bir başka kişinin hayatının kurtulmasına yardımcı olmuştu. Kime niyet, kime kısmet bu olsa gerek.
Ali Kınakın Tabancası
Bu fıkra gibi olayı da Ümit Kınak bize anlatmıştı. Ümit Kınakın babası Ali Kınak, İskilipte öğretmenlik yapmış değerli bir eğitimcidir. Gençlik yıllarında silah taşımaya hevesleniyor ve bir tabanca satın alıyor. Silahı aldığı ilk günün gecesinde tabancayı yastığının altına koyarak gururla yatıyor. Yatıyor yatmasına da gözüne bir damla uyku girmiyor. Ya gece silah patlarsa, ya mermi yastığı delerde boynuna saplanırsa diye düşünüp duruyor. Hemen kalkıp silahın mermilerini boşaltıyor ve kılıfıyla birlikte duvara asıyor. Asıyor asmasına da bu defa da; ya duvardan düşer de tabanca patlarsa diye düşünmeye başlıyor. Silah boş ama ya şeytan doldurursa diye evhamlanıyor. Yine gözüne uyku girmiyor. Tekrar yataktan kalkıp silahı alıyor ve bir sandığın içine koyarak etrafını yastık minder ne varsa doldurarak kapatıyor. Yine de sabahı zor ediyor. Sabah olunca silahı aldığından da aşağıda bir fiyata satarak korkularından kurtuluyor.
Burada adı geçen kişilerden artık hiçbiri hayatta değil. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin. Mekânları Cennet olsun. Nur içinde yatsınlar.
Mürsel SÜMER

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
misafir
bu değirmenin özelliği ne.türbe yapalımda gelen giden kaymakamlar başkanlar yapmış olduğu dairelerini
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019