ustbanner ali

www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 245 kez okundu.
Yazının Tarihi :   20 Şubat 2019 - 01:07:02

BABAM HAMDİ SÜMER KİMDİR?

Büyüt
Küçült
BABAM HAMDİ SÜMER

Mursel Sumer

BABAM HAMDİ SÜMER KİMDİR?

Özgeçmişi

1926 yılında İskilipte doğdu. İlk ve ortaokulu İskilipte okudu. Ortaokulu bitirdikten sonra Ankarada bulunan Yapı Kalfa Okulun da okuyarak tahsilini tamamladı. Askerlik görevini yedek subay olarak Gelibolu ilçesinde ifa etti. Sırasıyla; Tosya, Kavak (Samsun) ve İskilip Belediyelerinde belediye kalfası unvanıyla fen memurluğu yaptı; daha sonra Çorum Bayındırlık Müdürlüğünde bir göreve atanarak emekli olana kadar inşaat formeni olarak orada çalıştı. Emekli olduktan sonra Antalya Kemer İlçesi Göynük Mahallesine yerleşti. 27.01.2019 günü vefat etti. Mezarı son yerleştiği yer olan Göynük Mahallesindedir.

Çocukken Yaptığı Haylazlıklar:

İvaz (üvez) Hevenkleri

İskilipte ivaz, sözlüklerde lse üvez adı verilen bir meyve çeşidi vardır. Orta Anadoluya has olan bu meyvenin buruk bir tadı olduğundan dalından koparılınca hemen yenmez, olgunlaşması için hevenk yapılarak uygun yerlere asılırdı. Dalından koparıldığında yeşil ve sarımsı olan bu meyvenin rengi kahverengiye dönüşünce tatlanır ve yenecek hale gelirdi. Hevenklerdeki ivaz taneleri zamanla birer birer renk değiştirmeye başlayıp, tamamı kahverengi hale gelince hevengiyle birlikte sofraya getirilerek yenirdi. İvaz taneleri tatlanmaya başlayınca tamamının olgunlaşmasını beklemeye sabrı olmayan babam sık sık üst kattaki ivaz hevenklerinin asılı olduğu camı çerçevesi olmayan meyve odasına gider, bir masanın üstüne çıkarak yenecek kadar tatlanmış olan taneleri elini dokunmadan ağzıyla yermiş. Hevenklerin içindeki ergin tanelerin yenildiğini fark eden evin büyükleri babama bunları sen mi yedin diye sorarlar; o da:”Valla billa ben elimi bile sürmedim” diyerek yemin edermiş. Babam küçüklüğünden beri namazını kılan, orucunu tutan bir kişi olduğundan sözüne inanırlar bu işi farelerin veya kuşların yaptığını düşünürlermiş.

Pekmez Küpündeki Fare

O zamanlar biraz geleneklerimiz icabı, biraz da maddi sıkıntılar yüzünden dedemin ahşap evinde dedemlerle birlikte oturmaktaydık. Pek çok İskilipli aile gibi dedemin de bağı ve bahçesi olduğundan bağ bozumundan sonra bağlardan ve bahçelerden toplanan meyveler ile pekmez, pevrede (marmelat) ve turşu küpleri evin üst katında bulunan yarı tamamlanmış bir odada muhafaza edilirdi. O zaman çocukluk döneminde olan babam meyveye ve tatlıya düşkün bir insan olduğundan canı tatlı istediği bir gün getirdiği fırın ekmeğinin yarısını pekmez küpünün içine atarak oradan uzaklaşır. Aklı sıra ekmek içine pekmezi iyice çekecek, o da sonradan ekmeği çıkarıp doya doya yiyecektir. Küp içinden pekmez almak için gelen ev halkından biri kepçeyi daldırınca çeyrek ekmek kepçeyle birlikte önüne gelir. Ekmek yumuşayıp pekmezi iyice emdiğinden görünüşü değişmiş fareye benzer bir hal almıştır. Önce küp içine fare düşmüş endişesiyle üzülürler; sonra dikkatle bakınca onun ekmek olduğunu bu işi yapanın da evin çocuğu Hamdi olduğunu anlarlar.

Dedemin Bulduğu Define

İskilipin Kireçdere tarafında bulunan Akyol denen bölgesinin üst tarafındaki bağların tamamı Sümer ailesine aittir. Orada dedem Terzi Hakkı Ustanın da iki adet bağı vardı. Bir sonbahar günü bağda çalışırken topladığı taşları uzaktan kıyıdaki çalıların içine doğru fırlatırmış. Son attığı taş çömlek veya bir küpün taş değdiği zaman kırılma anında meydana gelen bir tınlama sesi çıkarmış. Dedem orada bir küpün kırıldığını sanarak içinde define olacağı düşüncesiyle heyecanla oraya koşmuş. Bir baksa ki orada kırılan ağzından üzüm suyu akan bir testi var. Taşın etkisiyle ağzı kırılan ve biraz yan yatan testiyi düzelterek ağzını bağ yapraklarıyla sıkıca kapatmış. Bu işi yapan kişinin çocuğu Hamdi olduğunu anlamış ama ona da hiçbir şey söylememiş. Testinin içindeki üzüm suyu sonradan şarap mı oldu, sirke mi oldu orasını bilmiyorum.

Tavadaki Süt Neden Azaldı?

Babamın amcası Mehmet Sümerin evi bize çok yakındı. Çocukları olmadığından bazı ufak tefek işlerini o zaman çocuk olan babama yaptırırlarmış. Babam da her çağırdıklarında üşenmeden yanlarına gider, bağ bahçe işlerinde, evdeki at ve ineğin bakımında onlara yardımcı olurmuş. Amcamın hanımının adı Emineydi. Biraz eli sıkı olduğundan babamın yaptığı yardımlara karşılık hiçbir ödül vermezmiş. Evde inek olduğundan süt, yağ yoğurt haddinden fazlaymış. Ancak Emine abla bunlardan da babama ikram etmeyi düşünmezmiş. Babam da işin kolayını bulmuş. Kaynatıldıktan sonra soğuması için yüksekçe bir yere bırakılan ve üstü sele ile kapatılan süt tavasını evde kimse yokken açar, sütün üstünde bulunan kaymak tabakasının bir kısmını yer daha sonrada süt tavasının hemen yanına seleyi devirerek tavadaki sütü ve kaymağı kedi yemiş süsü verirmiş. Bazen de selenin deliklerinden uzun bir saman çöpü (pipet gibi) sokarak kaymağı bozmadan alttaki sütü içermiş. Amcamlar ise bu işi kedilerinin yaptığını düşünür, kedilere kızarlarmış.

Milli Piyango

Babamın millî piyango bileti alma gibi bir alışkanlığı vardı. Her ay bilet alır, biletine ikramiye çıkmasını sabırla beklerdi. Sanıyorum ortaokul birinci sınıftaydım. İskilipe piyangodan yüz bin lira çıktığı şayiası yayıldı. Piyango çıkan kişi ise bir türlü ortaya çıkmıyordu. O sırada İskilip Belediyesinde birlikte memur olarak çalışan arkadaşları babama biletine bakıp bakmadığını soruyorlar. O da,”Ne bakacağım nasıl olsa bana çıkmaz” diyerek bir türlü biletini kontrol etmiyormuş. Israrlar üzerine birkaç gün sonra biletine bakmış ve büyük ikramiyenin kendisine çıktığını öğrenmiş. Büyük ikramiye yüz bin liraydı, bileti çeyrek olduğundan yirmi beş bin lira aldı. Bu paranın 4-5 bin lirasını arkadaşlarına çektiği ziyafetlerde harcadı. Çağıl mesire yerinde verdiği bir ziyafette ben de vardım. Ziyafet için özel aşçı getirilmişti. Akşama kadar neşe içinde yenildi içildi.

Paranın dört bin lirasına Kanlıdere Sokağında bulunan harap bir ev alındı yıkılarak yerine iki katlı ahşap güzel bir ev yapıldı. Mahallenin, belki de İskilipin en güzel evi o zaman bu evdi. Sonradan satıldı. O parayla ve biraz da üzerine harcanarak çorumda iki katlı betonarme bir ev yaptırıldı.

Yumuşak Huylu Şakacı ve Yardımsever Bir İnsandı

Hiç kimseyle kavgası olmayan yumuşak huylu uyumlu bir insandı. Ömür boyu kimseyi kırmamış etrafındaki insanlara yardımcı olmayı düstur edinmişti. Vefat etmeden bir buçuk yıl kadar önce Isparta Şehir Hastanesi Enfeksiyon Servisinde yatarken vücudundan kablolarla tıbbi cihazlara bağlanmıştı. Kabloları koparmaması için bazen elleri karyolasının demirlerine bağlanırdı. Bu durumu yanlış anlar, ben kimseye kötülük yapmadım ki, beni niye bağlıyorlar diye söylenirdi.

İskilipin Mimarı

İskilip Belediyesinde belediye kalfası olarak çalıştığı günlerde imza yetkisi olmadığı halde bazı projeleri kendisi çizerdi. Halktan da bazı kişilerin bina projelerini ücret almadan çizmiştir. Bu yüzden halk arasında mimar olarak bilinir, mimar denilince Hamdi Sümer akla gelirdi.

Emekliliğinde yerleştiği Kemer Göynük köyünde de (Şimdi Kemerin mahallesi) bazı kişilerin yaptığı evlerin planları babam tarafından çizilmiştir ve İskilipte olduğu gibi hiç birinden para almamıştır. Ayrıca aşı yapmayı bildiğinden her yıl pek çok kişi tarafından meyve aşısı yapmak için götürülür, bu iş için de kimseden ücret almazdı.

İleri safhada Alzheimer ve Parkinson hastalığı vardı. 27 Ocak 2019 günü yatmış olduğu Özel Antalya Medical Park Hastanesi yoğun bakım servisinde 93 yaşında iken vefat etti. Cenazesi evinin bulunduğu Antalya Kemer İlçesi Göynük Mahallesi ‘nde bulunan mezarlığına defnedildi.

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Mürsel SÜMER

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
okan candan
ya kardeşim siz gidin koca koca ağaçları kesin ondan sonra neymiş çayboyunu yeşillendiriyoruz
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019