www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 225 kez okundu.
Yazının Tarihi :   26 Ağustos 2021 - 12:10:01

İSKİLİP’TE 70 YIL ÖNCE YAŞANMIŞ

Büyüt
Küçült
İSKİLİP’TE 70 YIL ÖNCE

Mursel Sumer

İSKİLİPTE 70 YIL ÖNCE YAŞANMIŞ

“ BÜYÜK SEL” FELÂKETİ

 

28 Ağustos 1951 günü İskilipte yaşanan sel olayı halk arasında “Büyük Sel” olarak bilinir. Dokuz yaşımda iken benim de şahit olduğum o felâket üzerinden tam 70 yıl geçti. O sel sırasında sanıyorum sekiz kişi hayatını kaybetmişti. Meydan Çayı üzerinde bulunan 7, Akçayda 4 adet olmak üzere toplam 11 ahşap köprü azgın sular tarafından yıkılarak uzaklara sürüklendi. Sel suları çay boyundaki bütün evlerin alt katlarını basmıştı. Çay kenarlarındaki evlerde ve bahçelerde büyük zayiatlar meydana geldi. Bizim mahalledeki evlerin alt katları da sular altındaydı. Yatağından taşan azgın ve bulanık sular evimize bitişik olan Mehmet Sünnetçinin babasına ait evin alt katını bastıktan sonra arkaya dolanmış, ikinci sırada bulunan Çorumlu Ananın evinin zemin katını da en az yarım metre kadar çamurlu suyla doldurmuştu. Su basan binalarda çamurun getirdiği kirlilik ve eşyaların ıslanması dışında fazla zayiat olmadı; ancak çayın öbür tarafındaki binaların birinde çok acı bir olay yaşandı. Komşularımızdan “Dudu” soyadlı aileden yaşlı bir kadın sakladığı altınları kurtarmak için indiği evlerinin bodrum katında boğularak hayatını kaybetti. Kabaran sel suları yatağına sığmayarak kenardaki yollara taşmış ve o evin bodrum katını tavanına kadar doldurmuştu.“Dudu”ların evinin önünden akan azgın sular neredeyse evin zemininden bir buçuk metre yüksekliğe kadar ulaşıyor ve binaların duvarlarına çarpa çarpa akıyordu. O ev hâlen oradadır

Aynı sel çayın üst tarafında bulunan değirmenini kontrol etmek için çay kenarına giden İskilip Kaymakamlığı tahrirat kâtibinin de hayatını kaybetmesine sebep oldu. Anlatıldığına göre yüksekçe bir yar kenarından değirmenine doğru bakarken sel suları bulunduğu yerin altını oymuş ve göçen toprakla birlikte tahrirat kâtibi de azgın sulara gömülmüş.

Meydan Çayının taşkın sularının bir kısmı Kayakoparan Köprüsünün yanından Yenicami Sokağına girmiş, çıkmaz sokaklar dâhil etrafındaki binaların alt katlarını basa basa sokak içinden dere gibi akmaya başlamış. Bu arada Akçay da yatağından taşmış çarşı içini bastıktan sonra dört sokak ağzında Yenicami Sokağından gelen selle buluşmuştu. İki çayın suyu Bahabey Mahallesindeki Şirazeddin Caddesinden aşağılara doğru yine etrafındaki binaları basa basa birlikte akmaya başlamış. Böyle bir olay İskilip tarihinde ilk defa görülüyordu.

O günki sel felaketinde resmi rakamlara göre 8 kişi hayatını kaybetmiştir. İskilipli yazar lardan Nurettin Tanay 11 kişinin öldüğünü, ortaokulu aynı yıllarda okuduğumuz okul arkadaşlarımızdan Hüseyin Göbüt ise “Büyük Sel” ile ilgili bir makalesinde 17 kişinin hayatını kaybettiğini ve 30 a yakın evin yıkıldığını yazmaktadır.

“Büyük Sel” Şeyh Yavsu Camisinin içine de girmiş, namaz kılınan bölümleri bir metreye yakın suyla doldurmuştu. Cami önünde bulunan ve Meydan Mahallesini çarşıya bağlayan köprü de diğer köprüler gibi bu sel esnasında yıkıldı.

İskilipte yaşanmış bu büyük sel felâketi o yıl TBMM de gündeme gelmiş zamanın bakanlarından Fuat Köprülü meclis kürsüsünde aynen şunları söylemiştir:

“ İskilip de Tokat gibi dereler içine kurulmuş bir kasabamızdır. Bir sene içinde dört defa tekerrür eden sel felâketi sonunda 46 ev ve beş değirmen tamamen yıkılmış, 119 ev hasara uğramıştır. Mahalleleri birbirine bağlayan dokuz köprüyü su götürmüş ve maalesef sekiz vatandaşımız ölmüştür. İskilip’in en ehemmiyetli ihraç mahsulü olan elmanın mühim bir miktarı yok olmuş ve bahçeler moloz ve balçıkla dolmuştur. Bunların temizlenmesi çok güç olacaktır. Ağaçların bu sebeple kuruyacağını ve temizlenecek bahçelere yeniden ağaç dikilmesi icap edeceğini mütehassıslar söylüyorlar. Şehrin yıkılmış bulunan su tesisatının kısa

bir zamanda tekrar yapılması ve bazı yerlerde kalmış bakiyesinin tamiri için İller Bankasının bir su mühendisi incelemelerini yapmış ve raporunu Bankaya vermiştir.” (Bu konuşma www.ayintarihi.com adlı İnternet Sitesinden alınmıştır.)

“Büyük Sel” felâketinden sonra taşkınları önlemek amacıyla Meydan Çayı kenarına “rıhtım” denen taş duvarlar ve yıkılan ahşap köprülerin yerine de beton köprüler yapıldı. Böylece şehir daha sonra gelen sellerden fazla zarar görmedi. Ancak; 1951 yılında gelen “Büyük Sel” büyüklüğünde bir sel olayına da o günden bugüne hiç rastlanmadı.

Akçaydan Gelen Sel

O gün yağan yağmurların ardından aynı anda Akçaydan gelen selin de çay üzerindeki 4 adet köprüyü yıktığını, yatağına sığmayan çay sularının Tabakhane Mahallesinin alt tarafından taşarak çarşı içindeki sokaklardan ve şehir parkının üst tarafından dolaşıp diğer çay tarafına yöneldiğini ve Dört Sokak Ağzına kadar ulaştığını öğrendik.

Sonraki günlerde sokakları dolaştığımız zaman selin getirdiği molozlardan ve duvarlara bıraktığı çamurlu izlerden olayın vehameti kolayca anlaşılmaktaydı.

 

Kanlı Dere Sokağı Ve Sel Gelen Diğer Sokaklar

Şehrimiz, etrafını çeviren tepelerden inen bazı derelerin etrafında yapılaştığından sel olayı sadece çay kenarlarında değil, şehir içindeki bazı sokaklarda da görülür. Büyük yağmurlardan sonra çaya dikine inen böyle sokaklarda günümüzde bile sel geldiği görülmektedir. Eskiden dere yatakları üzerinde kurulmuş olan bu sokaklarda sele karşı herhangi bir önlem alınmadığından gelen seller zaman zaman evlerin alt katlarına girerek mahalleliye zarar veriyordu. Bunlar içinde en riskli olanı bizim evin de üzerinde olduğu “Kanlıdere Sokağı” idi. Sokaktan gelen seller bütün önlemlerimize rağmen yılda bir iki kere evin avlusuna kadar girerdi. 1951 yılında Meydan Çayından gelen büyük sel sırasında Kanlıderede de o zamana kadar görülmemiş büyüklükte bir sel olayı yaşandı. Sel suları sokağın üst başında bulunan Sakarya Mahallesinde pek çok eve girerek evlerin bazı bölümlerini yıkmış ve maddi hasara yol açmıştı. Sel esnasında aynı mahallede oturan yaşlı bir kadın da evinin bir bölümünün yıkılmasıyla hayatını kaybetti. Şans eseri dereden gelen azgın suların önemli bir bölümü bizim sokağın üst tarafında bulunan Sakarya İlkokulunun yukarısından Pazarbaşı semti yönüne döndüğünden o gün biz zarar görmedik. Sonraki yıllarda ilerde olabilecek bu tür felâketlere karşı önlem olarak derenin mahalleye girmeden önceki kısmına bir tünel yapılarak dere suları insan yerleşmesi bulunmayan“Kızımoğ Deresi”ne aktarıldı ve böylece mahalle sel baskınlarından kurtulmuş oldu.

Büyük sel felâketinin yetmişinci yılında sel felâketinde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.

Mürsel SÜMER

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Hüseyin Görgülü
Yüreğine saglik kardes,eski bayramlarımız,bayram gibi bayramdı.Her değerlerimiz gibi onlarıda unutmaya başladık.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2020 - 2021