ustbanner öncü

www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1321 kez okundu.
Yazının Tarihi :   03 Kasım 2018 - 12:48:57

KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK

Büyüt
Küçült
KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK

Hasan Ali KALAYOĞLU

Zamanın birinde güzel bir çiftlikte yaşayan kırmızı ibikli küçük bir tavuk varmış. Sabahtan akşama dek çiftlik arazisinde dolaşarak kendi yiyeceğini kendisi bulur, kimselere muhtaç olmadan mutlu bir hayat yaşayıp gidermiş.

 

                Günlerden bir gün karnını doyurabileceği bir şeyler bulabilmek amacıyla yine dolaşıp dururken, çiftlik sahibinin ekmeye götürürken yere düşürdüğü buğday taneleri bulmuş. Önce hemen yemeyi düşünmüş ama sonradan bunları ekerek daha çok yiyecek elde edebileceği aklına gelince yemekten vazgeçmiş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için çiftlikteki arkadaşlarından yardım istemiş:

                ’- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek?’

                Sallana sallana dereye doğru yol almakta olan ördek yanıtlamış:

                ’- Ben yardım edemem, ancak istersen sana mısır tohumu verebilirim; tabii ki ücretini verirsen. Buğday yerine mısır ekersen daha çok para kazanırsın ve bu parayla da istediğin kadar buğday alırsın.’

                O sırada taze çimenleri büyük bir iştahla yemekte olan inek başını kaldırarak seslenmiş:

                ’- Ben de yardım edemem, ancak mısır ekersen ürünlerini ben satın alırım.’

                Keçi de hoplaya zıplaya yanlarına gelerek sohbete katılmış:

                ’- Ben buğday ekiminden anlamam ancak mısır ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim; ürününü satınca ödersin.’

                Hem ticaretten hem de tarımdan hiç mi hiç anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında buğdaydan vazgeçerek mısır ekmeye karar vermiş. Ancak mısırın nasıl ekildiğini de bilmediğinden yine çevresinden yardım istemek zorunda kalmış:

                ’- Mısır ekmek için kim bana yardım edecek?’

                İnek:
                ’- Ben yardım edemem, ancak mısırın çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana sağlayabilirim, tabii ki ücretiyle.’ demiş.

                Ördek:
                ’- Ben mısır yetiştirmekten anlamam ancak mısırı zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım.’ demiş.

                Keçi de:

                ’- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm.’ demiş.

                İlerde kazanacağı paranın hayaliyle şimdiden tatlı düşler kurmaya başlayan kırmızı ibikli küçük tavuk bu teklifleri kabul ederek büyük bir hevesle çalışmaya başlamış. Gece gündüz demeden, yorgunluk nedir bilmeden çalışmıııııış çalışmış.

                Mısır yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok emek, gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz işin sonunda çok zengin olacağını hayal ederek tüm bunlara göğüs gerip sabretmiş.

 

                Ve sonunda hasat zamanı gelmiş. Gerçekten de kırmızı ibikli küçük tavuk çok miktarda ürün elde etmiş. Mısırları öbek öbek tarlaya yığdıktan sonra büyük bir sevinç ve gururla kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:

                ’- Mısırları satmama kim yardım edecek?’

                Ördek:
                ’- Ben yardım edemem, ancak ücretini verirsen mısırı işlemek ve paketlemek için diğer arkadaşlarımla birlikte yardıma gelebilirim.’ demiş.

                İnek:
                ’- Ben de satış işinde yardımcı olamam. Zaten her önüne gelen mısır ektiği için fiyatları çok düştü,  bugünlerde hiç alan yok.’ demiş.

                Keçi:
                ’- Ben bu tür işlerden hiç anlamam. Ayrıca sana verdiğim borçların günü de yaklaşıyor. Zamanında ödemezsen tarlanı elinden alırım.’ demiş.

                Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday yerine mısır ekmenin büyük bir hata olduğunu geç de olsa anlamış. Borç içindeymiş ve ödeyecek hiç parası yokmuş. Çaresiz gene çevresinden yardım istemiş:

                ’- Borçlarımı ödemede bana kim yardım edecek?’

                Ördek:
                - Ben yardım edemem, çünkü hiç param yok.’

                İnek:
                ’- Ben de yardım edemem, piyasada hiç para yok.’

                Keçi:
                ’- Eski borcun dururken ben de yeniden borç veremem. Ayrıca borçlarını ödemediğin için tarlanı elinden almak zorundayım.

                Kırmızı ibikli küçük tavuğun şaşkın bakışlarını görmezden gelerek konuşmasını sürdürmüş:

                ‘-İyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.

 

                Şimdilerde, bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık keçinin olan eski tarlasında karın tokluğuna buğday yetiştirmekle meşgulmüş.

 

                Öykü Kaynağı: İngiltere’de, ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan ’The Little Red Hen’ kitabı.


                ESİNLENME: Türkiyede Cumhuriyetin ilanından 2003e kadar geçen 80 yılda sadece 425 yabancıya, 11 milyon m² toprak satılmıştır. Buna karşılık 10 yıllık AKP döneminde (2003-2013) ülkemizde tapu sahibi olan yabancı sayısı 112 000e, satılan toprak ise 136 milyon m²ye tırmanmıştır. Kaynak: YABANCILARA TOPRAK SATIŞI ÜZERİNE GÖZLEMLER (2015) Prof. Dr. Cihan Dura



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ahmet cengiz
Hayırlı olsun
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018