www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1457 kez okundu.
Yazının Tarihi :   18 Şubat 2020 - 02:49:30

KRİZ Mİ, HANİ NERDE?

Büyüt
Küçült
KRİZ Mİ, HANİ

Hasan Ali KALAYOĞLU

KRİZ Mİ, HANİ NERDE?

Her ne kadar bazı TV kanallarıyla basın yayın organları hala “Ekonomi şahlanıyor” başlıklarını atmaya devam etse de, ya da pek sayın yetkililer yaptıkları konuşmalarla bize pembe rüyalar gördürmeyi sürdürse de ülkemizde derin bir ekonomik krizin yaşandığı gün gibi ortada. Hatta bu tür ekonomik şahlanış başlıkları atan gazeteler bile bu başlığı attıktan sadece iki gün sonra yine aynı ekonomik krizden etkilenerek kapanabiliyor.(Star ve Güneş gazeteleri gibi)

Peki, ama yaşamakta olduğumuz bu durumun krizin vurdukları dışındakileri hiç mi hiç etkilememesini, hatta umurlarında bile olmamasını nasıl açıklarız? Yani, birileri inim inim inlerken, diğerleri her şeyi nasıl güllük gülistanlık görüp de nasıl duyarsız kalabiliyor? Ya da, krizi iliklerine kadar hissettiği halde, nasıl her şey yolunda gidiyormuş gibi yaşamaya devam edebiliyor?

Bilim adamları bu durumu ESTONYA FERİBOT SENDROMU kavramıyla açıklıyorlar.

1980 yılında Almanya Mayer Werft tersanesinde inşa edilen Estonya Feribotu batıyor ve 852 yolcu boğularak ölüyor. 137 kişi ise bu kazadan sağ salim kurtuluyor. Kıyıya yakın bir mesafede batan feribotta ölenlerin %98inin çok iyi yüzme bildiklerini belirleyen uzmanlar ölü sayısının bu kadar çok olmasına akıl erdiremeyip bunun nedenlerini araştırmaya başlıyorlar ve son olarak da kazadan kurtulanlarla görüşüyorlar. Ortaya çıkan sonuç şu: Feribot 28 Eylül gece 00.50de sert dalgalar nedeniyle su almaya başlıyor ve su düzeyi 50 cm yüksekliğe ulaştığında da feribot yan yatmaya başlıyor. Yetkililer hemen yolcuları tahliye işlemine başlıyor ancak 987 yolcudan sadece 137si feribotu terk ediyor. Geri kalan 852 yolcu ise, gemi kaptanının “Panik yapmayın; dünyanın en güçlü feribotundasınız” sözlerine kanarak sakin sakin su boşaltma işlemini izliyorlar. Saatler ilerledikçe feribot biraz daha yan yatıyor ama yolcular durumu izlemeye devam ediyorlar. Ve sonuçta saat 01.50de gemi tamamen sulara gömülürken 852 yolcu da boğularak ölüyor. 

İşte, bu olay sonucu feribotun su alıp da yan yatmaya başladığını kendi gözleriyle görmelerine rağmen son saniyeye kadar sakin kalarak gemiyi terk etmediği için boğularak ölenler, bu olayın psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu”  olarak yer almasına neden oluyorlar. Psikoloji bilimi, halen o insanların davranış şekillerine mantıklı bir açıklama getirememiştir. 

İşte Türkiyede de bugün Estonya Feribotu Sendromu yaşanıyor. Gerek Türkiyedeki gerekse dünyadaki ekonomi uzmanları büyük bir ekonomik krizin şu an ülkede yaşanmakta olduğunu örneklerle anlatıyor. Faizlerin yükselmesi, dövizin Merkez Bankasının çabalarına rağmen düşmemesi, işsizliğin artması, her yıl artan dış borç, 85 milyonluk ülkenin 60 milyonunun borç batağında olması ve daha birçok ölçüt, Türkiyedeki ekonomik krizin kanıtları olarak gösteriliyor. 

Açıklanan verilerde görüyoruz ki, tüketici ve konut kredilerinde rekor kırılmış. Halk, bankalardan sanki bedava veriliyormuş gibi kredi çekip 200 bin liralık evi 400 bin liraya, bir televizyonu olan ikincisini 12 ay taksitle almış. 2018 model arabasını, üste dünyanın parasını ödeyerek 2019 yapmış. 5 yıldızlı tatil köyünde 5 gün tatil için 12 ay borçlanıp arkası cazır cazır ede ede taksit ödemeye çalışıyor.

Bir tarafta sıcak paranın artık gelmemesi nedeniyle ekonomiyi bir türlü derleyip toparlayamayan hükümet, diğer tarafta krizi görüp de “Bize bir şey olmaz” diyerek büyük bir vurdumduymazlıkla aynı yaşamı sürdüren kahraman (?) Türk halkı.

Yabancılar bir gün sonrasını bile karanlık görüp gemiyi terk ederken, sevgili halkımız tıpkı Estonya Feribotundaki 852 kişi gibi krizin gelişini, önce çevresini sonra da kendi cebini vurmasını sakin sakin seyrediyor. Üstelik de can yeleğini bile takmadan; yani harcamalarında hiçbir kısıntı ya da tasarrufu düşünmeden uluorta krizin göbeğine göbeğine gidiyor.

Estonya Feribotu Sendromunu inceleyen davranış psikolojisi uzmanları, bir gün Türk insanının bu rahatlığını ve cesaretini de analiz etmeyi akıl ederler diye düşünüyorum...

Bilmem, siz de bana hak verir misiniz?

DÜŞÜNEN SÖZLER:

İnsanların çoğu onu yapıyor diye yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz. TOLSTOY

Bir gün bu memleketin yanağına kocaman bir öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim: "Öyle güzel uyuyordun ki, uyandırmaya kıyamadım ..!" Aziz Nesin

’Dünya çok acı çekiyor... Ama kötü insanların şiddetinden değil, İyi insanların sessizliğinden! Napoleon Bonaparte

Harcamalarından kalanı tasarruf etme, tasarruflarından kalanı harca. Warren Buffett

Büyük acılar dilsizdir. Mevlana

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
dursun filiz
sizinle çalışmak isteterim
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020