www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 307 kez okundu.
Yazının Tarihi :   05 Ağustos 2020 - 11:11:53

ONAÇAĞZI’NDA PLAJ KEYFİ

Büyüt
Küçült
ONAÇAĞZI’NDA PLAJ

Mursel Sumer

Hatırımda kaldığına göre ilkokul dördüncü veya beşinci sınıf öğrencisiydim. Okullar yaz tatilindeydi. Sıcaklar iyice bastırmış, büyük-küçük herkes iyice bunalmaya başlamıştı. Aynı sokağın çocuklarından olan benden iki yaş daha büyük Ali Sümer ile Onaçağzına çimmeye (yüzmeye) gitmeye karar verdik. Orada barajın hemen üst tarafına Pavluha değirmeni için büyük bir su benti yapıldığını duymuştuk. Uludere bahçeleri arasından yürüye yürüye bentin yapıldığı bölgeye vardık. Göl kenarında ve içerisinde on beş kadar benim yaşımda veya benden birkaç yaş daha büyük çocuk vardı. Mutaflar ve Ekizoğlu Mahallesi ile Pazarbaşı semtinden olan çocukların çoğu ilkokul öğrencisiydi. Birkaç tane de ortaokul öğrencisi ile esnaf dükkânlarında çıraklık yapan çocuklar bulunmaktaydı. Ortaokul öğrencisi olanlardan sadece Yaşar Kadayifçiyi hatırlıyorum.

Bent gölünde çimmeye gelen çocuklardan yaşı küçük olanlar anadan üryan suya dalıp dalıp çıkıyorlardı. Kurumuş iki sukabağını sicimle birbirine bağlayıp, onların kaldırma gücünden yararlanarak suda yüzmeye çalışanlar da vardı. Yaşça biraz büyük olanlar ise beyaz iç donu giymişlerdi. O zaman kimsede mayo falan yok tabii. Aslında mayonun ne olduğunu bilenimiz de yok, görenimiz de yok. Biz de soyunduk ve suya girdik. Ali koşarak suya atladı ve derin yere doğru gitti. Yüzme bilmediği halde boyunu geçen yeri geçmeyi başararak karşı kıyıya çıktı. Ben derin yere girmeye cesaret edemediğimden gölün kıyısında belime kadar olan yerde yüzmeye çalışıyordum. Aradan fazla zaman geçmedi orta yaşlı bir adamın değirmen tarafından bize doğru hızlı hızlı geldiğini gördük. Adam:” Ben size bir daha buraya gelmeyin demedim mi” diye bağırarak gelmekteydi. Arada bir de küfrediyor, yerden aldığı taşları göldeki çocukların üzerine doğru fırlatıyordu. Adamdan korkan çocukların çoğu elbiselerini bile alamadan sağa sola kaçtı. Ben gölün kıyısında çimdiğimden çabucak kıyıya çıktım ve kendi elbiselerimle Alinin elbiselerini alarak tepeye doğru tırmandım. Pek çok çocuk elbiselerini almaya fırsat bulamadan oradan kaçtı. Adam meğer değirmeni işleten kişiymiş. Yüzmeğe gelen çocuklar bent duvarına zarar verdikleri, bentin su kaçırmasına sebep oldukları için değirmenci kimsenin bentte yüzmesini istemiyor, gelenleri oradan kovalıyormuş.

Değirmenci göl kenarındaki bütün elbiseleri topladı, kucağına doldurdu ve değirmene doğru gitmeye başladı. O biraz uzaklaşınca bütün çocuklar değirmen yolunda toplandık. İçimizde hiç giysisi olmadığından çırılçıplak kalanlar bile vardı. Benim gibi elbiselerini kurtaranlar giyindikten sonra fazla olan bazı giysilerimizi çıplak kalmış çocuklara vererek onların da az çok örtünmelerini sağladık. Değirmencinin elinden düşürdüğü bazı elbiseleri de sahipleri alarak giyindi. Yine de pek çok çocuk yarı çıplak haldeydi.

Hep beraber değirmencinin peşine düştük, elbiselerinin tamamını değirmenciye kaptıranlar adama yalvarmaya başladı. “Emmiiii emmi, ne olu elbiyselerimizi geri ve, bi daha buruya hiç gelmiycook.” Değirmenci: “Size elbiyse, melbiyse vemem. Gidin ananıza, babanıza

söyleyin, onlar gelsin onlara vericeğem.” Biz: “Etme emmiiim emmim, noolu, elbiyselerimizi geri ve.” Diye yalvara yalvara değirmencinin peşinden gidiyoruz.

Bu şekilde değirmenci önde biz arkada değirmenin hizasına kadar geldik. Yol yüksek, değirmen yolun aşağısındaydı. Değirmenci homurdana homurdana yokuş aşağı inerek değirmen tarafına döndü ve gözden kayboldu. Elbisesi değirmenci tarafından alınanlar peşinden yalvararak gittilerse de değirmenciyi ikna edemediler ve biraz sonra yukarıya yanımıza geldiler.

Birden bir çatırtı duyduk, elbisesi alınanlardan birkaç kişi yol seviyesinden daha aşağıda bulunan değirmenin kiremitle kaplı çatısına doğru taş atıyorlardı. Taş atanlara biz de katıldık. Bir anda değirmenin üstüne yağmur gibi taş yağmaya başladı. Aradan çok geçmedi, değirmenci kucağında elbiselerle göründü ve değirmenin kenarındaki yol üzerine bırakarak içeri kaçtı.

Değirmen çatısının taşlardan zarar göreceğini anlayan adam elbiseleri geri vermek zorunda kalmıştı.

O olay Aliye de, bana da ders oldu, o günden sonra o bente çimmeye bir daha hiç gitmedik

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ahmet Deniz İstambul
Sevgili kardeşime başarılar dilerim
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020