ustbanner rsg

www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 2475 kez okundu.
Yazının Tarihi :   21 Mayıs 2018 - 03:16:18

RAMAZAN MEKTUBU

Büyüt
Küçült
RAMAZAN

Hasan Ali KALAYOĞLU

 

 

         Bu mektup, Ramazan ayını İskilip dışında yaşamak zorunda olanlar adına,Ramazanı İskilipte yaşama şansına sahip olanlara yönelik olarak yazılmıştır.

          Sevgili Hemşerilerimiz;

          Mübarek Ramazan ayına da kavuştuk. Havalar şimdilik serin ve yağışlı geçiyor ama güneş çıkar çıkmaz da benim gibi keltoşların tepesinde yumurta pişiriyor hani. Daha da kızdırmasın da, bu kadarına çoktan razıyız.

          Nasılsınız arkadaşlar, Ramazanla iyi misiniz? Bu ayın o mübarek havası çöktü mü yine Yivlikle Erenler arasına. Hissediyor musunuz o havayı ve çekiyor musunuz o kokuyu ta iliklerinize kadar. Bizleri yani İskilip dışındaki İskilip sevdalılarını soracak olursanız, özellikle bu günlerde kendimizi leyleğin yuvadan attığı yavrusu gibi hissediyoruz. Çünkü doğduğumuz yerle doyduğumuz yer arasındaki en büyük fark bu ayda çıkıyor ortaya. Ve en çok bu ayda hissediyoruz yabancılığı, sıladan kopuk yaşamanın verdiği burukluğu. İşte o zaman daha bir burnumuzda tütüyor o gözünü sevdiğim memleketimin Ramazanları.

          Bilirsiniz, Ramazanda daha bir serinlik çöker parka. Hele havuzun kenarından bir sandalye kaptın mı değme keyfine; saatlerce buruşup kalırsın orada. Ara sıra da kafayı kollarının arasına alarak masaya koyup da birkaç dakika olsun kestirdin mi oh ki oh. Eskiden tavus kuşları, angutlar ve ördekler de vardı parkımızda. Onları seyrederek de bayağı zaman geçirirdik hani. Öyle ki, Çorum Öğretmen Okulunun mezuniyet sınavında bana “İskilip Parkının en önemli özelliği nedir?” diye sorulmuştu da bilememiştim; meğerse tavus kuşuymuş.

          Söyleyin dostlar ne olur! Fırına keşkek vuruluyor mu gene? Çömleği fırına kim götürecek diye sabahları evde niza-gürültü ediliyor mu? Başkasınınkiyle karışmasın diye çömleğin boğazına teli dolayıp da ucuna gök boncuk taktınız mı? Davulcu akşamüstü kaleden keşkek nöbetini vurduğunda keşkeğe götürülen odunda bazıları gene hile yapıyor mu? Keşkek fırınlarının olduğu yerler, akşamüstü delikanlılar tarafından daha bir sıklıkla ziyaret ediliyor mu? Eve gelen keşkeği kim güdeliyor? Sofrada keşkeğine az et konulanlar çok konulanlarla kavga gürültü ediyorlar mı?

           Teravih namazının yeri gene bir başka değil mi? Bu yaşıma kadar Ramazan ayında çok memlekette bulundum ama Teravih namazına bu kadar değer verilen başka bir yer görmedim. Gene beş vakit namazlarını kılmayanlar bile Teravihe mutlaka gidiyor mu? Hangi caminin imamının namazı en çabuk kıldırdığı üzerine bilgilendirici sohbetler yapılıyor mu? Ve sırf bu nedenle o caminin cemaati camiyi tıka basa dolduruyor mu? Hangi camilerde Teravih hatimli kılınıyor? Gene arkadaşlarınızı en çabuk kıldırılan cami yerine hatimle kıldıran camiyi gönderip de oyuna getirdikleriniz oluyor mu?

          Pide kuyrukları ne âlemde? Fırıncıların kendini dünyanın en önemli insanı olarak gördüğü şu günlerde gene sabrınızı sınıyorlar mı? Ya kuyruklara kenardan kaynak yapmak isteyenlere tepkiniz nasıl oluyor? Pide kuyruğunda yapılan tartışmalar yüzünden yıllarca birbirine küs olanlar gene var mı? Pidelerin arasından en çok susam ve yumurtalı olanları kapışıyor musunuz? Mideden çok göz açlığı yüzünden yiyebileceğinizin iki katı pideyle eve gittiğinizde fırça yiyip birkaç gün bayat pide yemek zorunda kalıyor musunuz?

          Ya sahurun gözbebeği mayalı? Saç mayalısı, tava mayalısı, tava böreği, içli, yanuç ve de cızlak? Hele yanında da armut hoşafı varsa… Ertesi gün sahurda kaç mayalı yenildiğiyle ilgili sohbetler yapılıyor mu? Ya da kimlerin uyuyakaldığı için sahura kalkamadığı muhabbetleri. Topun kaç dakika geç atıldığına dair ince hesaplar. O, bir-iki dakikalık gecikme için müezzinlerin hatırına dokunmalar…

         Bir de Ramazan davulcularıyla yapılan ağız dalaşları! Kimisi gece temşüde erken uyandırdıkları için, kimisi de gürültüden bebeği uyandığı için pencereyi açıp bağırıp çağırmalar; para toplamaya geldiklerinde de verilmesi gereken miktar üzerinde dakikalarca yapılan tartışmalar…

           Ancak Ramazanı İskilipte ya da gurbette yaşayanların ortak bir yanı vardır hep; o da yaptığı yanlışları oruca yükleyerek kendini sütten çıkmış ak kaşık gibi temize çıkarma becerisi. Nereye giderseniz gidin, Ramazanda yapılan yanlışların tek bir suçlusu vardır, o da günahsız oruçtur; yani oruçlu kafa. Zavallı orucu günah keçisi yapıp kendini kurtarmalar gene yapılıyor mu?

         Bayramda el öpmeye gelecek çocuklar için bozuklukları hazırlamaya başladınız mı? Bu işi son günlere bıraktın mı hiçbir esnaf paranı bozmaz; şimdiden ayarlayıp torbalayacaksın ki ilerde çarpana çalmayasın. Gerçi bizim çocukluğumuzda yaptığımız gibi kapı atlamadan bütün mahalleyi hatta hatta diğer sokakları da gezip elimizdeki torbayı şeker, leblebi ve parayla doldurma telaşında çocuk günümüzde pek kalmadı ama yine de hazırlıklı olmak gerek.

          Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim dostlar; belki İskilipten uzaktayım ama Ramazanı pek çoğunuzdan daha İskilipli yaşadığımı söylemek isterim. Her akşam susamlı ve yumurtalı pidemi, keşkeğimi, temşütte de mayalımı hatta armut hoşafını soframdan eksik etmiyorum. Ama şunu da itiraf etmeden geçemeyeceğim; ne yaparsak yapalım tadı yok dostlar, tadı yok. Nasıl özenirsek özenelim İskilipteki gibi olmuyor. Ama en azından kendimizi avutuyoruz işte.

          Sözü burada kesmenin vaktidir. Çünkü iftar yaklaşıyor. Biz de oruçlu kafa ile bir yanlış yapmadan tüm hemşerilerimize iyi Ramazanlar ve bayramlar dileyerek koyalım sözün sonuna noktayı. Ve iftarda yiyeceklerimizin hayaliyle son verelim yazıya.

          Hadi, kalın sağlıcakla…

 

          NOT: Bu mektup ilk kez 2008 yılı Ramazan ayı için yazılmıştı. Sonra 2012 de yeniden yayınlandı. O günden bu güne tam altı Ramazan geçmiş ama güncelliğini aynen koruyor. O nedenle bir iki eklemeyle yeniden okumanızı istedim.

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Mustafa Gençtürk
Burası için 2 kez başkanı ziyaret ettim. Sayısız yere başvurdum. Ama nafile. Akpartiliyim.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018