üst reklam yufkacı
Sol dikey reklam

www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 677 kez okundu.
Yazının Tarihi :   09 Nisan 2018 - 12:58:49

RUSLAR GİDER MERSİN’E…

Büyüt
Küçült
RUSLAR GİDER

Hasan Ali KALAYOĞLU

RUSLAR GİDER MERSİNE…

 

Ülkemizin ilk nükleersantralının temeli Türk-Rus ortak projesi olarak Mersin-Akkuyuda atıldı. Vatana ve millete hayırlı olsun. Ben de yerimde rahatça oturmayıp dünyada bu konudaki gelişmelere şöyle bir göz attım ve sizleri de –haddim olmayarak- biraz bilgilendireyim dedim.

 

Nükleer Santral Nasıl Çalışır?

Nükleer santrali çalıştırmak için, ana madde olarak uranyum kullanılır. Uranyum, parçalanma sırasında fisyon (atomun iki veya daha fazla çekirdeğe bölünmesi) tepkimesine girer. Fisyon tepkimesi ile oluşan yüksek miktardaki enerji, su buharını üst düzey sıcaklıklara kadar ısıtır. Oluşan buhar, elektrik jeneratörü türbinlerine iletilir. İletilen buhar da türbin şaftını çevirerek elektrik üretimini sağlar.

 

Dünyanın sivil amaçlı elektrik üretimi yapılan santrali ilk defa 1954 yılında Rusya (O zamanlar Sovyetler Birliği) tarafından kurulmuş. (Kaynak: BBC, Yaşadığımız yüzyıl).Zamanla çoğalarak 500lü rakamları geçen nükleer santral sayısı önce Çernobil, sonra da Fukuşima felaketleri sonucu ülkelerde oluşan nükleer karşıtlığıyla azalmaya başlamış ve2018 itibariyle 450 ye düşmüş. Bunun sonucunda da dünyada nükleer santrallerin toplam elektrik enerjisi üretiminde payı bugün %11 e gerilemiş. Oysa1996da bu oran %17,6 imiş. 

 

Nükleer santrallerin faturası kabarıyor.

Greenpeace, yayınladığı raporda birçok ülkenin Fukuşima sonrasında nükleer enerjiye geçiş planlarından vazgeçtiğini veya bu planları ertelediğini hatırlatıyor. Raporda ayrıca güvenlik konusundaki yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması nedeniyle, santrallerin işletmesinin de giderek daha pahalı bir hal aldığı vurgulanıyor.

 

Yenilenebilir enerji ciddi rakip

Her yıl açıklanan Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu’nun hazırlanmasına da öncülük eden bağımsız enerji ve nükleer politika analisti MycleSchneider ise küresel trendleri şöyle özetliyor: “Nükleer santrallerden gelen elektriğin üretim masrafları son yıllarda önemli ölçüde arttı. Bu önemli bir gelişme, zira başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere tüm diğer teknolojilerin masrafları azalıyor. Yenilenebilir enerji nükleerin karşısında ciddi bir rakip olmaya başladı.”

 

Finansmanı zor

1997’de "alternatif Nobel" olarak bilinen Doğru Yaşam Ödülü’ne layık görülen enerji analisti MycleSchneider, 1970li yıllarda altın bir geleceği olduğuna inanılan nükleer santrallerin, günümüzde finansmanının bile zorlaştığına dikkat çekiyor. “Bugün nükleer santrallerin finansmanını üstlenen tek bir büyük ticari banka bile kalmadı. Tüm kredi derecelendirme kuruluşları yeni bir nükleer santrale yatırıma olumsuz not veriyor.” diyen Schneider, buna karşılık, Siemens örneğinde olduğu gibi nükleer enerjiye tümüyle veda etmenin de bu kuruluşlardan olumlu not kazandırdığını hatırlatıyor.

 

Tam bir devrimin ortasındayız

30 yılı aşkın süredir nükleer enerji alanındaki gelişmeleri izleyen Schneider, gelecek yılların enerji sektöründe ne gibi değişikliklere gebe olduğu sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Tam bir devrimin ortasındayız. Deutsche Bank ya da İsviçre’nin en büyük bankası olan UBS’in en yeni analizleri gayet ilginç. UBS, binanın çatısına konacak bir güneş enerjisi sisteminin ve elektrikli bir taşıtın 2020 yılında birçok insan için kârlı olacağını hesaplamış. Bu tür gelişmeler tüm enerji sistemini baştan aşağı değiştirecektir. Deutsche Bank’ın tahminlerine göre ise, tüketicilerin güneş enerjisi ile kendi ürettikleri elektrik, birçok ülkede şimdiden şebekeden gelen elektrikten daha hesaplı. Bu da, geleceğin enerji piyasasında geçerli olacak kuralların günümüzdekiler ile yakından uzaktan alakası olmayacağı anlamına geliyor.”

 

Nükleer enerji sektörünün geleceği

Bağımsız enerji ve nükleer politika analisti MycleSchneider, tüm bu gelişmelerin nükleer enerji sektörü için ne anlama geleceğini tek bir kelimeyle özetliyor, "felaket!”.

 

Dünya genelindeki kurulan ve kurulmakta olan nükleer santrallara geçmeden önce, ilginç bir not da Endonezyadan vereyim. Bu ülkede nükleer santral kurulması konusunda ulemanın fikrine başvurulmuş ve nükleer enerjinin İslama uygun bulunmaması üzerine santral projesi iptal edilmiş.

 

Şimdi de dünyadaki bazı ülkelerde durum nedir, ona bir göz atalım.

 

DÜNYA VE NÜKLEER ENERJİ TABLOSU

ÜLKE

Nükleer Santral Sayısı

Yapımı süren reaktör

Kurulu gücü (MW)

Aslında ne oluyor?

ABD

98

2

2234

ABD nükleer reaktör sayısı uzun zaman sonra 100ün altına düştü. Ülkede 1996dan bu yana “yeni” nükleer reaktör yapılmıyor ve yapımı süren 2 reaktörün de diğer yeni reaktörler gibi zarar göze alınıp iptal edilme olasılığı yüksek. Nükleer enerji yenilenebilir enerji ve gazla rekabet edemediği için son yıllarda kapanmalar ve iptal edilen planlarla anılıyor. 2017de yapımından vazgeçilen Summer2 ve 3 reaktörleri bu duruma iyi bir örnek.

Almanya

7

-

-

Fukuşima öncesi 17 nükleer reaktöre sahip dünyanın en büyük ekonomilerinden Almanya nükleer santralların hepsini 2022ye kadar kapatma kararı aldı. Şu ana kadar 10 reaktör kapatıldı, kalan 7 tane de 4 yıl içinde kapatılacak. Almanya hâlihazırda elektrik ihtiyacının %35e yakınını güneş+rüzgâr ve biokütleden karşılıyor.

Arjantin

3

1

25

Küçük ölçekli deneme reaktörü.

Avusturya

-

-

-

Bitirilen tek reaktörünü halk istemediği için çalıştırmadan kapattılar.

Bangladeş

-

1

1080

Rusyanın kredi sözüyle başlanılan bir iş. Finansmanın %90ı Rusyadan sağlanıyor ve Bangladeş borçlandırılıyor. 12 milyar dolarlık kredi 28 yılda ödenecek.

BAE

-

4

5380

Kendi nükleer santrallarını kapatma kararı alan Kore BAEne nükleer santral yapıyor.

Belarus

-

2

2220

Bu projeyi de Rusya finanse ediyor ve enerjide Belarusu kendisine bağımlı kılıyor.

Çin

11

18

19016

Sayı çok görünse de sizi yanıltmasın. Çin dünyanın en çok enerji tüketen ülkesi. Buna rağmen nükleer öncelikli tercih değil ve elektrik üretimine katkısı düşük. Elektrik tüketiminin sadece %3,5i nükleerden karşılanıyor. 2017 sonunda hidro hariç ülkedeki yenilenebilir enerjinin (rüzgar+güneş+biyokütle vb.) elektrik üretimine katkısı nükleerin 2 katı.

Danimarka

-

-

-

Nükleeri hiç olmadı, elektrik talebinin %60a yakınını yenilenebilir enerji karşılıyor.

Endonezya

-

-

-

Ulema nükleer enerjiyi İslama uygun bulmadı.

Finlandiya

4

1

1600

Sinopa talip Fransızların dünyaya en gelişmiş nükleer diye tanıttığı (EPR) bu reaktörün yapımı 10 yıl gecikti ve tek reaktörün maliyeti 2012deki remi açıklamaya göre 3,8 milyar dolardan 10 milyar $a çıktı. Finlandiyalı şirket ile Fransız-Alman ortaklık tahkimlik oldu.

Fransa

58

1

1630

Elektrik tüketiminin % 75ini nükleerden sağlayan dünyanın nükleer devi Fransa, nükleer enerjinin elektrikteki payını 2025te %50ye düşürmeyi planlıyor ve bu doğrultuda bazı nükleer reaktörleri kapatacak. Şimdiden oran %71e düştü. Buradaki EPR reaktörü de Finlandiyadaki gibi teknik sorunlarla karşılaştı ve 2007de yapımına başlanan reaktör hâlâ bitirilemedi.

G. Kore

23

4

5360

Kore, kendi nükleer reaktörünü üretebilen sayılı ülkelerden ve enerjide dışa bağımlılık oranı Türkiyeden daha yüksek. Buna rağmen 2017de nükleerden çıkış kararı aldı. G. Kore, elektrik ihtiyacının üçte birini karşılayan 24 nükleer reaktörünü kapatacak, sadece yapımı süren 2 reaktörü bitirecek. Onlar da ömrü tamamlanınca kapatılacak.

Hindistan

20

6

3907

Hindistanın UAEA listesinde yapımı sürüyor denilen 6 reaktörden bir tanesinin (PFBR) inşasına 2004 yılında başlandı. 14 yıldır bitirilemedi. Kakrapar3-4, 8 yıldır bitmedi. Rajasthan7-8in yapımı da 7 yıldır sürüyor. Bir reaktörün yapım süresinin 4-5 yıl olması beklenir. Öte yandan Hindistan dünyanın en iddialı yenilenebilir enerji hedeflerine sahip. 2022ye kadar 175 GW hedefleri var ve bunun 62 GWı gerçekleşmiş durumda. Güneş ve rüzgâr başrolde.

İrlanda

-

-

-

Nükleeri hiç olmadı ve yapmama kararı var.

İspanya

7

 

 

Sosyalist hükümet zamanında nükleer santralları kapatma kararı aldı, 1 tane kapatıldı, 7 reaktör kaldı. Planlanan yeni reaktör yok.

İtalya

-

-

-

Çernobil sonrası ülkedeki 4 reaktörü de kapattı. Halk oylamaları sonucunda nükleer santral kurmama kararı aldı.

Japonya

48

2 (!)

2653

UAEA rakamlarının en yanıltıcı olduğu ülke Japonya. Fukuşima sonrası bu iki reaktörün yapılmayacağını herkes biliyor ama UAEA listeden çıkarmamakta ısrar ediyor. Fukuşima öncesi 54 nükleer reaktör olan ülkede şu anda 7 tane gerçekten çalışan reaktör var. Nükleerin elektrik üretimine katkısı %30lardan %3,6ya düşmüş durumda. Japonya enerji verimliliği ve güneş enerjisi konusunda Fukuşima sonrası atılıma geçti. Güneş kurulu gücü 50 GWa yaklaştı.

Norveç

-

-

-

Dünyanın en zengin ülkelerinden. Hiç nükleer santrali olmadı.

Pakistan

3

2

2028

Pakistan-Çin ilişkilerinin bir parçası bu iki reaktörün yapımına 2015 ve 2016da başlandı.

Rusya

28

5

3398

Rusyadaki 5 reaktörün ikisi 32 MW gücünde deniz üstü reaktörleri ve 11 yıldır bitirilemedi. Leningrad 2-2 2010da, Novovorenzh2-2 ise 2009da başladı, hâlâ bitmedi. Rusya, nükleer santral ihracını hedef belirlediği için ülkesinde nükleer endüstriyi ayakta tutmaya çalışıyor. Bu santrallar da bir ihtiyaçtan kaynaklanmıyor ve inşaatlar gecikiyor.

Slovakya

2

2

880

Mochovce 3 ve 4 numaralı reaktörler 31 yıldır yapılan reaktör listesinde. Yapımına 1987 yılında başlanan bu reaktörler listeye bir ülke daha eklemekten başka bir işe yaramıyor. İnşaatın sürmediği ortada.

Ukrayna

13

2

2070

Ukrayna da listede 32 yıldır bitirilemeyen Khmelnitski 3 ve 4 reaktörleriyle varlık gösteriyor.

Yunanistan

-

-

-

Nükleer santrala karşılar. Elektrik tüketiminin %8i güneşten sağlanıyor.

Kaynak (https://bit.ly/2IonTvF) ve/veya Özgür Gürbüz - @ozzgurbuz .

Ve şöyle bir soru da gündemden hiç düşmüyor: “Türkiye’nin Ruslara bedelsiz vermiş olduğu Akkuyu’daki araziye on bin kişinin yaşayacağı bir yerleşim yeri oluşturularak kıyıda bir santralin ihtiyacından çok daha büyük bir liman kurulacağı iddia ediliyor. Hatta yine kamuoyuna yansıyan haberlere göre; Tsunamiye bile dayanıklı olacak olan bu limanın askeri gemilerin de ikmal ve dinlenme yeri olarak kullanılabilecek bir merkez olarak kullanılacağından endişe ediliyor. Ruslara verilecek olan tavizlerle burası Rusların sıcak denizlere inme politikasının bir basamağı olacağı belirtilerek santralın yerinin bu nedenle Mersin olduğu ve bir nevi İncirlik Üssü gibi askeri üs olacağı belirtiliyor. Hatta bu yüzden ilk limanın hemen yapılması beklenmekte. (Kaynak: Fikri Sağların TBMMye verdiği soru önergesi.) Şayet bu iddialar doğru ise alev topuna dönen Ortadoğu’da Türkiye kıyılarında bir Rus üssünün olması ülkemize ne kazandırıp ne kaybettireceğini iyi düşünmemiz gerek.”

 

Evet değerli dostlar; büyük tantanalarla temeli atılan ilk nükleer santralda durum bu. Daha da ötesi, gelecek yıllarda Sinop ve Trakya da nükleerden nasibini alacak gibi görünüyor. Dünya genelindeki görüş olarak, geleceği felâket olarak belirlenen nükleerimiz inşallah bizlere ve bizden sonraki nesillere felâket getirmez.

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Hasan Ali Kalayoğlu
Yazı için teşekkürler Mürsel Bey. “Yazıkıran-Yaziğran” sözcüğü ile ilgili aklıma şu geldi: Acaba
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018