www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 855 kez okundu.
Yazının Tarihi :   13 Ocak 2022 - 12:06:41

Şekere boy abdesti

Büyüt
Küçült
Şekere boy

Hasan Ali KALAYOĞLU

 

ŞEKERE BOY ABDESTİ

         Toplumlar, devlet çatısı altında bir araya gelirken, Anayasa dediğimiz ve devletin temel taşı olarak nitelendirebileceğimiz bir yasaya göre yönetilirler. Diğer bütün kanunlar bu temel yasa paralelinde hazırlanır ve onunla çelişemez.

         Buraya kadar her şey normal. Ancak, bu Anayasa denilen metin kısa ve öz olduğu için sözcükler genel anlamlıdır ve ayrıntı içermez. Bu nedenle de yorumlayanın bakış açısına bağlı olarak lastik gibi istenilen tarafa kolaylıkla çekilebilir. Bir bakmışsınız, aynı eylemi yapan iki kişiden birisinin yaptığı anayasal hak görülüp güvenlik güçlerince de korunurken, diğeri terörist diye ağzı burnu kırıldıktan sonra içeri tıkılıp yıllarca yatırılabilir. Bunun örneklerini her gün haberlerde izlememiz mümkün.

         İslamiyet’in anayasası ise Kuran-ı Kerim’dir. Ne yazık ki, ülkelerin anayasalarının başına gelenin aynısı hatta daha korkuncu onun başına da gelmiş, insanlar, dini konularda fetva verirken Allah’ın değişmez yasalarını işine geldiği şekilde yorumlayarak kuşa çevirip içinden çıkılmaz hale getirmiş. Öyle ki, sakız icat edileli beri oruçlu iken çiğnemenin orucu bozup bozmayacağını hala tartışır olmuşuz.

         Günümüzde bu türden farklı yorumlamalar gittikçe yaygınlaşmakta. En iyisi biz, haddimizi bilip daha derinlere dalmadan gerçek bir olayla sözün ucunu bağlayalım. Böylece de ne söylemek istediğimiz çok daha ayan beyan ortaya çıkar.

       Erzurum gibi bazı şehirlerimizde çay bize göre biraz farklı içiliyor. Şeker önce çaya batırılıp yumuşatıldıktan sonra minik bir parça ısırılıp ağızda eritilerek üstüne çaydan yudum alınıyor, buna da “kıtlama” deniliyor. Peki ama bu alışkanlık nasıl başlamış? İşte ben de size bunu anlatmak istiyorum.

         Eskiden İran’da herkes çayını üzüm ya da hurma ile tatlandırıyormuş. Bu nedenle de başka bir tatlandırıcıya ihtiyaç duymamışlar. İngilizler, İran’a şeker satmak isteyince bu yüzden bir türlü istedikleri rakamlara ulaşamamışlar.

         Bir çözüm arayan İngilizlerin aklına İranlı mollalar gelmiş. Verecekleri fetva karşılığında kazancın % 10nu teklif edip anlaşmaya varmışlar. Mollalar, o hafta Cuma namazında (İran’da Cuma namazları o bölgenin en büyük camisinde ve çok kalabalık olarak kılınıyor) okunan hutbede hep birlikte şu vaazı vermişler:

         -"Siz, Allah’ın nimeti olan hurma ve üzümü nasıl olur da çaya katarsınız! Bundan böyle çaya şeker katacaksınız!"

         Bu vaazdan sonra İranlılar çaya şeker katmaya başlamışlar. Ancak, işler yoluna girince İngilizler her zamanki gibi oyunbozanlık yapıp mollalara verdiği %10 payı vermemeye başlamış. Buna tepki gösteren mollalar ise bu kez;

         -"Gâvur icadı şekeri çaya katmak caiz değildir!" diye hutbe okuyunca İranlılar şekerleri sokaklara döküp çaylarına yeniden hurma ve üzüm katmaya başlamışlar.

         Şeker satışlarının durma noktasına gelmesi üzerine İngiliz firmaları zorunlu olarak mollalarla yeniden masaya oturmuş ama bu kez % 20 ye ancak razı edilebilmişler.

         Mollaların Cuma Hutbesi bu kez de şöyle okunmuş:

         -"Biz size çaya şeker katmayın dedik ama sokaklara dökün de demedik; şekeri, çayın içine atmayın dedik. Gâvur icadı olduğu için şekeri önce çaya batırarak boy abdesti aldırıp arındıracak, ondan sonra dişlerinizle kopararak çayı öyle içeceksiniz."

         İşte çayı "kıtlama" denen usulle içmek âdeti böyle çıkmış ve biz de dâhil pek çok ülke Müslümanları arasında yayılmış.

         Düşünüyorum da, mademki gâvur icadı olan şekere boy abdesti aldırıp cünüplükten kurtarınca sorun çözülüyor, öyleyse bu işi otomobil, bilgisayar, TV, cep telefonu, vb. diğerlerine de yapalım. Böylece hem sevap kazanmış, hem de hepsini gâvurluktan kurtarıp ehl-i Müslim yapmış oluruz.

         Haydi, gene hazıra konduk desenize!

        

         DÜŞÜNEN SÖZLER

·         TANRI, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için TANRIyı kullanırlar.  Giordano Bruno

·         Dininizi doğru öğreniniz, yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz. Hz. Ömer

·         Batıl inanış, zayıf kafaların dinidir. PLATON

Bağımlılık yaratmanın en bildik yöntemi, öğretmeden inandırmaktır. Voltaire

·         Bir adamın namazı, niyazı sizi aldatmasın. O adamın dirhem ve dinarla yani para ile olan ilişkisine bakın. Hadis-i Şerif

        

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Hüseyin Görgülü
Yüreğine saglik kardes,eski bayramlarımız,bayram gibi bayramdı.Her değerlerimiz gibi onlarıda unutmaya başladık.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2021 - 2022