www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1230 kez okundu.
Yazının Tarihi :   11 Eylül 2021 - 12:55:53

SEVGİ ÜZERİNE

Büyüt
Küçült
SEVGİ

Hasan Ali KALAYOĞLU

 

SEVGİ ÜZERİNE

 

Dünyada sevilmekten hoşlanmayan kişi var mıdır, bilmiyorum. Çünkü insanoğlu duygusal bir yaratıktır ve sevgi –bana göre- en yüce duygudur. Peki ama herkesin sevgi ölçeği aynı mıdır? Yani, herkes aynı duygularla mı sever?

 İşte bu sorunun yanıtına kocaman bir “Hayır” konduruyor Japon yazar MasumiToyotome ve ekliyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı "Eğer" türü sevgi. Yani belli beklentileri karşılarsak ancak sahip olabileceğimiz bir sevgi. Örnekler veriyor: “Eğer iyi olursan, baban ve annen seni sever. Eğer başarılı olursan, seni severim.” “Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.”

 Toyotomeye göre en çok rastlanan sevgi türü bu. Yani şarta bağlı ve karşılık bekleyen sevgi. İstediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi. Anne ve babaların çocuklarıyla ilişkilerinde bile bu sevgi türü egemen: “Sınavı kazanırsan ya da takdirname getirirsen sana son model telefon.” örneğinde olduğu gibi. Nedeni ve şekliyle bencil olan bu türün amacı, gösterilen sevgi karşılığında bir şeyler kazanmaktır, yani çıkar ilişkisi vardır. "Eğer" türü sevgi üzerine kurulan evlilikler çabuk yıkılır. Gençler birbirlerinin gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne âşık olup beklentiye girer, gerçekleşmediğinde de düş kırıklıklarıyla birlikte sevgi nefrete dönüşür.

 İkinci türe geçiyoruz; yani "Çünkü" türü sevgiye. Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? “Seni seviyorum, çünkü çok güzelsin ya da yakışıklısın.” “Seni seviyorum, çünkü çok zengin ve ünlüsün.” “Seni seviyorum, çünkü bana güven veriyorsun.” “Seni seviyorum çünkü senden yararlanıyorum ya da bana lâzımsın.” Gibi.

 "Çünkü" türü sevgi, "Eğer" türü sevgiye göre daha dürüstçe görünüyor. “Eğer” türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. “Çünkü” türü sevgide ise zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir, egomuzu okşar. “Çünkü” türü sevgi olduğumuz gibi sevilmektir ve fazladan bir yük getirmediği için de rahatlatıcıdır.

 Ancak, “Eğer” türü sevgideki olumsuzluklar “Çünkü” türü sevgide de vardır. Öncelikle insana doyumsuzluk duygusu aşılar. Hep daha çok insan tarafından sevilmek isteyip hayranlarına çoğaltmak için çabalarken, sevilmesine neden olan niteliklerini kaybettiklerinde sevenlerini de kaybedeceklerinden korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeği kıskanırken, sınıfın en güzel kızı yeni gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterini içine sindiremez. Böylece de kişiler arasındaki güven duygusu zedelenir. O nedenle “Çünkü” türü sevgi de ”Eğer” türü sevgi gibi gerçek ve sağlam sevgi olamaz.

 Tüm insanların iki farklı yanı vardır. Birincisi dışa gösterdikleri, öteki iseyalnızca kendilerinin bildiği. Bu da iki türlü endişe doğurur: İlki insanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu, ikincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmezse endişesidir. Dünya güzeli kızın, patlayan kazanla yüzü parçalandığında nişanlısının terk etmesi buna örnek olabilir. Sahip olduğu sevgi, güzellik temeli üstüne inşa edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş; güzellik kalmayınca sevgi de bitmiş.

 Ve işte sevgilerin en gerçeği yani güvenilebilecek olanı "Rağmen" sevgisi. Bir koşula bağlı olmayan ve karşılığında hiç bir şey beklenilmeyen sevgi türü. Bu nedenle de diğerlerinden çok farklı.Bu  sevgide insan, bir şeyler eksik olmasına rağmen sevilir, yani beklentisizdir. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir ama yine de sevilebilir. “Rağmen” sevgide insanın iyi, çekici ya da zengin olmasına bakılmadan, bulunduğu konum için değil; kusurları, cahilliği, kötü huyları ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi sevilir. Yüreklerin en çok susadığı gerçek sevgi de zaten budur.

 Günlük ve umut ederek yaşıyoruz. Günün birinde gerçek ve doyurucu sevgiyi bulacağımızdan umudumuz olmasa, kalan hayatımız acaba nasıl olur? Ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihara sürükleniriz, ya da kendimizi dağıtıp yaşayan ölü haline geliriz. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni “Rağmen” türü sevgiyi ya yaşıyor olmamız, ya da bir gün bulacağımıza olan inancımızdır.

 DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, “RAĞMEN” TÜRÜ SEVGİ AZLIĞIDIR. Siz siz olun "EĞER” değil, “ÇÜNKÜ” değil, “RAĞMEN” sevin.

 

DÜŞÜNEN SÖZLER

·         Bir insanı neden sevdiğiniz sorusuna cevap bulamıyorsanız, onu gerçekten seviyorsunuzdur. Paul Auster

·         Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir. TOLSTOY

·         Doğduğunuzda sevilirsiniz; öldüğünüzde de sevileceksiniz. Arasını ise siz başarmalısınız. Ratan Naval Tata

 

 

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Hüseyin Görgülü
Yüreğine saglik kardes,eski bayramlarımız,bayram gibi bayramdı.Her değerlerimiz gibi onlarıda unutmaya başladık.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2020 - 2021