www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1095 kez okundu.
Yazının Tarihi :   11 Şubat 2019 - 12:55:57

UTANMALI MIYIZ?

Büyüt
Küçült
UTANMALI

Hasan Ali KALAYOĞLU

Utangaçlık, sahip olunması gereken iyi bir meziyet midir yoksa bir kusur ya da hastalık mı? Konuya şöyle de yaklaşabiliriz: Utangaçlığın karşıtı utanmazlık mıdır, yoksa serbestlik ya da girişkenlik mi?

Toplum olarak hep utangaçlıktan yana olmuş, bize göre aşırılık yapanları da  “utanmaz arlanmaz” damgası vurarak eleştirmişizdir. Taa küçük yaşlarda sokulmuştur beyinlere utanma bilinci ve öylece kökleşmiş, ölünceye dek de korunmuştur. Kendi çevremize ördüğümüz çelik duvar atacağımız her adımı denetlemiş, azıcık da olsa aşırıya kaçma denemelerinin önüne geçerek hepten yok etmiştir.

Oysa neler neler geçirmişizdir içimizden değil mi? Ve ne hayalleri yutkuna yutkuna gömmüşüzdür beynimizin en ücra köşelerine.Oysa o dürtülerdi bizi gerçek biz yapacak ve belki de yeteneklerimizi ortaya çıkaracak. Ama o elimizi kolumuzu bağlayan utanma duygusu yok mu, bir türlü aşıp da yapamamışızdır aklımızdan geçenleri. Böyle görmüş, böyle büyümüş, böyle düşünmüşüzdür hep.

Ayrıca, bunların çoğu bazılarınca ya da başka yerlerde çok doğal şeylerdir ama bizce ve bizim çevremizce aşırılık olarak değerlendirilip utanmazlık süzgecinden geçemez. Daha çok dış yani çevresel etkenlerdir bizi böyle olmaya yönelten; çevre baskısıdır, ayıplanma korkusudur.

Hani bir öykü vardır, inşallah ilk kez benden duyarsınız:

Yaşlı adamın eşi vefat etmiş. Cenazesi defnedilirken, adam kendini oradan oraya atarak ağlıyor ve sürekli olarak da “Ama ben onu çok sevmiştim!” diye feryat figan ediyormuş. Yakınları ise adamın bu aşırı gibi gözüken davranışından rahatsız olarak sürekli onu teselli etmeye ve susturmaya çalışıyorlarmış. Yaşlı adam, onların bu ısrarları karşısında kısa bir süre sustuktan sonra yeniden“Ama ben onu çok sevmiştim!” diye bağırmaya başlayınca, çocukları biraz da sertçe “Tamam baba, hepimiz onu çok sevdiğini biliyoruz ama bunu gücün yettiği kadar bağırarak burada söylemene hiç gerek yok.” diye uyaracak olmuşlar. Adam, bunun üzerinebirkaç kez yutkunup kendini susturduktan sonra yaşlı ve yorgun gözlerle çocuklarına bakarak şunları söylemiş:

-“İyi ama o bunu bilmiyordu ki! Çünkü ona hep söylemek istemiş ama bugüne kadar hiç söyleyememiştim.”

Evet, yapmak istediğimiz pek çok şeyi ya kendi egomuz ya da çevre baskısı nedeniyle yapamadıklarımız için zaman geçip gidiyor. Biz de yaşlı adamın çaresizliğini yaşamak istemiyorsak o çelik duvarlar kırılmak üzere önümüzde bizi bekliyor. Haydi, hep birlikte başlayalım bir köşesinden. 

Yaşamak fırsattır, değerini bil,

Yaşamak hüzündür, aşmayı bil,

Yaşamak şarkıdır, söylemeyi bil,

Yaşamak şanstır, kullanmayı bil,

Yaşamak servettir, korumayı bil, 

Yaşamak oyundur, oynamayı bil,

Yaşamak güzelliktir, kıymetini bil,

Yaşamak bilmecedir, çözmeyi bil,

Yaşamak mutluluktur, tatmayı bil,

Yaşamak aşktır, keyfine varmayı bil,

Yaşamak trajedidir, göğüslemeyi bil,

Yaşamak maceradır, göze almayı bil,

Yaşamak verilmiş sözdür, tutmayı bil,

Yaşamak rüyadır, gerçekleştirmeyi bil,

Yaşamak hazinedir, israf etmemeyi bil,

Yaşamak mücadeledir, kabullenmeyi bil,

Yaşamak hakkındır, uğruna savaşmayı bil,

Yaşamak kutsal görevindir,tamamlamayı bil..

R.THERESA

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Musa karakaya
Uğurludağ üçdam köylüler olarak su gelsinde tek paralı olsun abdes alacak su yok
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2018 - 2019