www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1404 kez okundu.
Yazının Tarihi :   31 Mart 2020 - 14:37:57

VİRÜSLE GELENLER

Büyüt
Küçült
VİRÜSLE

Hasan Ali KALAYOĞLU

VİRÜSLE GELENLER

Toplum olarak çok kötü bir huyumuz vardır; bir şeyin kıymetini elimizden uçup gittikten sonra anlayıp takdir ederiz. Bence, içinde yaşadığımız süreç de aynen öyle. Virüsle yatıp virüsle kalktığımız ve evlere hapsolduğumuz şu günler, aslında o kadar değerli ki! Belki de bir daha asla yaşayamayacağımız bir fırsatın farkında bile değiliz.  

Ne söylemek istediğimi yazıyı okudukça anlayacaksınız. Öncelikle, virüs ortaya çıkmadan önceki düşünce yapımız ve yaşamımızla, şimdiki arasında ne gibi farklılıklar olduğuna bir göz atalım. Bakalım, biz farkında olmadan neler değişmiş:

1. Her şeyin para olmadığını ve hayatta paranın satın alamayacağı şeylerin de bulunduğunu öğrendik. Ve gördük ki, mikroskopla dahi zor görülen mini minnacık bir şey tüm dünyanın altını üstüne getirdiği halde başa çıkılamıyor.

2. Gittikçe yitirmekte olduğumuz adalet duygusunu yeniden hatırladık. Çünkü virüsümüz öyle adaletli bir yapıya sahip ki kral, kraliçe, fabrikatör, zengin, fakir, ünlü ünsüz demeden yakaladı mı bırakmıyor. Zenginin uçağı ya da garibanın belediye otobüsü hiç fark etmiyor, hepsinde de yanı başımızda. 

3. Çoğumuzun aklına bile getirmediği ölümün kapımızın hemen dışında olduğunun farkına varıp içeri kapandık. Hatta sıramız gelip de kapımızı çaldığında ne yapmamız gerektiğini bile planlamaya başladık.

4. Hırsımızı yenmeyi öğrendik. Daha çok kazanma, ilerleme, yükselme, zengin olma, beğenilme, vb. duygularımızı törpüledik. Gözümüzde büyüttüğümüz bazı değerlerin aslında o kadar da önemli olmadığının farkına vardık.

5. Sandığımız kadar temiz olmadığımızı, ayrıca da temizliğin yaşamımız için ne denli önemli olduğunu anladık. 

6. Bir gün olsun görmeden asla duramayacağımızı düşündüğümüz kişilerden aylarca uzak kalabilmeyi çabucak kabullenebildiğimizi görüp kendimize bile hayret ettik.

7. Bireyci olmanın ve sadece kendini düşünüp “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” felsefesinin ne denli yanlış olduğunu gördük. Kendimizi korumanın ancak ve ancak toplumsal hatta küresel korunmayla mümkün olduğunun farkına vardık.

8. Çevremize karşı daha hoşgörülü bir pencereden bakmaya başladık. En ufak şeyde tabanca gibi patlayıveren sinirlerimizi aslında kontrol edebildiğimizi öğrendik.

9. Bizim için hayati öneme sahip olduğunu sandığımız pek çok değerden, sağlığımız söz konusu olduğunda kolaylıkla vaz geçebileceğimizi anladık. 

10. En önemlisi de, bir evimiz ve içinde yaşayan aile bireylerimiz olduğunun farkına vardık. Kısacası yeniden evlendik ve “evlenmek” sözcüğünün gerçek anlamını öğrendik.

Benim aklıma gelenler bunlar. Eminim ki sizlerin de ekleyecekleri daha bir sürü davranış değişikliği vardır. Tüm bunları düşününce de insanın virüse bakışı değişiyor, hatta hatta göremediğimiz virüscük gözümüze sevimli görünmeye bile başlıyor. 

Kathleen OMearanın Şiiri, 1864 

Ve insanlar evde kaldılar, 

kitap okudular ve dinlediler.  

Dinlendiler, egzersiz yaptılar, 

sanat yaptılar, oyun oynadılar 

ve yeni varoluş yollarını öğrendiler, 

durdular 

daha derinden dinlediler, 

biri meditasyon yaptı, 

biri dua etti, 

biri dans etti, 

diğeri kendi gölgesini keşfetti, 

insanların düşünceleri değişti,  

 iyileştiler.

Cahilce, tehlikeli, anlamsız ve vicdansızca yaşayan insanların yokluğunda, 

dünya iyileşmeye başladı.

ve tehlike sona erdiğinde insanlar ölüleri için ağladılar 

ve yeni kararlar aldılar, 

yeni bir dünya hayal ettiler,

yeni yaşam biçimleri yarattılar,

Dünyayı tamamen iyileştirdiler,

Tıpkı kendilerini iyileştirdikleri gibi.

Hani eskiler “her işte bir hayır vardır” derler ya, virüs olayı da o hesap işte. 

DÜŞÜNEN SÖZLER

Yaşam, fırtınanın geçmesini beklemek değil, yağmurda dans etmeyi öğrenmektir. OSHO

Bir kez nasıl ölündüğünü öğrendiğinde, nasıl yaşanması gerektiğini de öğrenirsin. Mori

Yaşamın bir yarısı sabır, diğer yarısı da şükürdür. Ama bir yarısı daha vardır ki, o da şükredilecek işleri yapmakla geçmelidir. Mevlâna 

Yaşam, geçmişle gelecek arasında açan bir çiçektir, ama onu sadece şimdi koklayabilirsin.

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ali Ekinci
DSİ yani devlet derelerin üzerinin kapatılmasına izin vermiyor
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020