www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1054 kez okundu.
Yazının Tarihi :   06 Temmuz 2020 - 12:02:16

YUMURTA SATICISI

Büyüt
Küçült
YUMURTA

Hasan Ali KALAYOĞLU

Şöyle bir soruyla gireyim söze: ”Yaşamınızda yapmayı çok isteyip de sırf çevrenizin hoş karşılamayıp sizi ayıplayacağından korktuğunuz için bastırmak zorunda kaldığınız arzularınız oldu mu?”

Sanırım hiç birimiz böyle bir soruya “hayır” diyemeyiz. Çünkü toplum olarak hepimizin de yapmayı düşlediği ancak çevre tepkisinden çekindiği için yapamadığı bir sürü şey mutlaka olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir. Oysa öyle pek de uçuk kaçık şeyler değildir bunlar ama gene de ele güne karşı ayıplanmamak, rezil olmamak ya da alay edilmemek için gem vururuz bu tür arzularımıza. Bunların pek çoğu da içimizde uhde olarak kalıp bizimle birlikte mezara kadar gider.

Buradan şöyle bir sonuca ulaşabiliriz: Hiç birimiz gönlünce yaşamayı becerebilen insanlardan değiliz, dahası bundan sonra da olacağımız yok. Tüm yaşantımız, başkalarının öngörülerine uygun bir çizgide yaşamını sürdürmek ve onları memnun edip ‘aferinlerini almak çabası içinde geçiyor. Yani, bizim dışımızdakiler sürekli “bir” olurken, bizim arzularımız hep “iki”de kalıyor ve ne yazık ki ikilere hiç sıra gelmiyor.

Peki ama böyle yaptığımızda yani kendimizi toplumun istediği kalıpların içine sokup orada yaşamayı seçtiğimizde çevremizdekilere yaranabiliyor muyuz? Ne gezer, istekleri hiç bitmiyor ki! Yaptıklarımızı, zaten yapmak zorundaymışız gibi kabul edip sürekli yeni kısıtlamalar ve engellemeler konuyor önümüze. Kısacası, onlarınkini yaşamaktan bir türlü kendimizi yaşamaya sıra gelmiyor, sanırım hiçbir zaman da gelmeyecek. 

Vaktiyle adamın biri oturduğu mahallesine bir köşe bakkalı açmış ve camına da “Burada taze yumurta bulunur.” diye kocaman bir tabela asmış.

Birkaç gün sonra müşterilerinden birisi, “Yumurta zaten burada satıldığına göre tabeladaki “Burada” sözcüğüne hiç gerek yok.” deyince, adamı haklı görüp ”Burada” sözcüğünü tabeladan kaldırmış.

Kısa bir süre sonra da bir başkası tabeladaki “satılır” sözcüğünü gereksiz bularak, “Dükkânda bulunan her şey zaten satılması için konulmuştur. O nedenle ‘taze yumurta yazması yeterli olur.” deyince adam tabeladan “satılır” sözcüğünü de silmiş.

Derken üçüncü birisi, “Bayat yumurta satamayacağına göre tabeladaki ‘taze sözcüğü fazla” deyince onu da silmiş, sadece ‘yumurta kalmış.

En sonunda da başka bir müşterisinin “Camdaki tabelada ‘yumurta yazısı çok komik duruyor. Bakkalda zaten yumurta olur. O nedenle hiç gerek yok.” deyince, bu tür yönlendirmelerden usanan adam tabelayı tamamen söküp atmış.

Birkaç gün sonra gelen bir müşteri “Yumurta var mı?” diye sormuş. “Var” yanıtını alınca da “Madem kocaman bir dükkân açtın, yumurta da satıyorsun, öyleyse camına ‘Burada taze yumurta satılır. diye niçin yazmıyorsun?” demiş.

Öykümüzdeki gibi toplumu oluşturan bireyler tüm toplumun kendi değerleri ve doğruları ile yaşamasını ister. Sadece onun bakış açısı ve doğruları gerçek doğrudur ve herkes yönünü bunlara göre belirleyip öyle yaşamalıdır. Oysa gerçek arkadaş sana kendi yaşam tarzını dayatmaya çalışan değil, hayatın içinde daha bilinçli olman için yardım edendir. Senin kendi yolculuğuna çıkman için önünü açan; deneyim kazanma, araştırma ve doğruyu arayıp bulma yolunda birçok hata yapman için destek olup seni cesaretlendirendir. 

Burada yanlış anlaşılmak istemiyorum. Tabii ki, çevremize akıl danışıp bizim iyiliğimiz adına yapılan önerileri dinleyeceğiz. Tabii ki, bunlardan doğru kabul ettiklerimizi alıp kendi öz davranışımız haline getirmek için çaba göstereceğiz. Benim karşı çıktığım nokta kendimizin hiçbir fikri ve arzusu olmadan hep başkalarının doğrularını yaşamaya çalışmamız. Koyun sürüsü gibi güdülmemiz, robotlaşmamız.

Allah bize “Aklınızı kullanın, düşünün” diyorsa biz neden işin kolayına kaçıp “kopyala yapıştır”ı seçiyoruz? Dünyada hepimizin kendimizde olmasından memnun olduğumuz ve hiç şikâyet edenimizin olmadığı tek şey kendi aklımız olduğuna göre neden bunu kullanmıyoruz? Hiçbir şeyi yoktan var etmeyeceğiz, sadece zaten bizde var olanı yeniden keşfedip onu kullanacağız, hepsi bu. Kişiliğimizin doğru gelişip karakter sahibi bireyler olmamız ve kabuğumuzu yırtabilmemiz buna bağlı.

Haydi dostlar başkaları olduğumuz yeter; artık kendimiz olma zamanı!

         DÜŞÜNEN SÖZLER

·  Sadece akıllılar fikir sahibi olurlar; insanların geri kalanı fikirlerinin esiridir. Colerige

·  Akılda fikir yoksa ağızda küfür olur. Ali Şeriatî

·  Eğer bir insan fikirlerini gerçekleştirmek için risk alamıyorsa, ya o fikirlerde iş yoktur, ya da kendisinde. Ezra Pound

·  İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı giden at üretirdim. Henri Ford

·  Ne kadar çok kişi benimle aynı fikirdeyse, o kadar çok yanıldığımı düşünürüm. Oscar Wilde

·  Çevrelerine uymak için kendilerini yontanlar, tükenip giderler. R.HULL

·  Başkalarının yolunda yürüyenler, ayak izi bırakmazlar. S.L.BRAUNDON

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ahmet KESKİN
sarihoca19@hotmail.com
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2019 - 2020