ustbanner öncü

www.iskilipliyiz.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
Bu yazı 1129 kez okundu.
Yazının Tarihi :   12 Mart 2018 - 01:36:42

ZENGİBAR KALESİ

Büyüt
Küçült
ZENGİBAR

Mursel Sumer

 

ZENGİBAR KALESİ

 

"Zengibar Kalesi alındı mııııı... ? Yedi kulplu kazan bulundu muuuuu...?"

 

Şehrimizin sembollerinden biri olan İskilip Kalesi’ne eskiden beri halk arasında "Zengibar Kalesi" denildiğini sanırım pek çok İskilipli bilmez.  Çocukken amcam Mehmet Sümer kaleye Zengibar  Kalesi denildiğini ve zaman zaman kale içinden  derinden derine "Zengibar kalesi alındı mııııı? Yedi kulplu kazan bulundu muuuuu?  diye bir sesin geldiğini söylerdi.

Rivayete göre kalenin içinde yüzlerce yıl önce hapsedilmiş bir cin varmış ve bu ses ondan geliyormuş. Yedi kulplu kazanın da altından yapılmış olduğu söylenirdi.

İlkokul çağlarında iken mahallenin yaşlı hanımları, annelerimiz ve halalarımızla birlikte bazen kaleyi ziyaret ettiğimiz olurdu. Yaşlı kadınlar, kalenin Ulaştepe Mahallesine bakan tarafında kaya üstünde bulunan şapka büyüklüğündeki birtakım çukurları ilgiyle inceler ve Hz. Alinin atının ayak izleri olduğunu söylerlerdi. Anlattıklarına göre Hz. Ali Hristiyanlarla savaşmak üzere şehrimize gelmiş ve atıyla birlikte Yivlik Kayasından kaleye atlamıştı. Merakla baktıkları o çukurlar işte o zaman atın ilk bastığı yerlerde oluşmuştu. Daha sonra çukurların hemen yanında bulunan etrafı taş dizili, üzerine çok miktarda çaput bağlanmış bir karaçalının etrafında toplanır, türbe gibi gördükleri çalıya dönerek birtakım dualar okurlar, sonra da çalıya birer çaput bağlayarak ziyaretlerini bitirirlerdi. Yıllardan beri kaleye çıkmamıştım. Birkaç sene önce fotoğraf çekmek için kaleye çıktığımda karaçalı orada duruyordu. Aynı çalımıydı, tam olarak bilmiyorum ama yine üstünde çaputlar bağlanmıştı. Demek ki çaput bağlama âdeti hâlâ devam ediyor.

Türkiyede Zengibar Kalesi adı verilen çok sayıda kale vardır. İskilip Kalesi dışında; Malatya Darendede, Kayseri Yeşilhisarda, Isparta Şarkî Karaağaç Muratbağı Köyünde, Konya Bozkır İlçesi yakınlarındaki antik İsaura kentinde bulunan kalelere de Zengibar Kalesi denildiği bilinmektedir. Acaba bunlardan hangisi gerçek Zengibar kalesidir? Veya bunların hepsine de eskiden Zengibar Kalesi  mi denilmekteydi? Biz bu yazımızda bu konuya açıklık getirmeye çalışacağız.

Zengibar kelimesi zeng ve bar kelimelerinden meydana gelmiş Farsça bir tamlamadır. Zencilerin yaşadığı topraklar veya karalar (siyahîler) memleketi anlamına gelir. Bu anlamda dünyadaki tek ülke ve şehir olarak Afrika kıtasının Hint Okyanusu içinde yer alan Zanzibar (Zengibar) şehri ve adasını gösterebiliriz. Türkiyede Zengibar kalelerinin bulunduğu hiç bir şehirde istisnalar dışında zenci nüfusu yaşamamış olduğuna göre bu kalelere bu anlamda Zengibar ismi verilmiş olması mantıklı değildir.

O halde bu kalelere neden Zengibar ismi verilmiştir. Bu konuyu birazda tarihin derinliklerinde aramanın doğru olacağı kanısındayız.

1071 yılında Malazgirt savaşı neticesinde Anadolu Türklere açılmış ve hızla Türkleşmeğe başlamıştı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman 1075 yılında İzniki Bizanstan alarak şehri başkent yapar ve Anadolu Selçuklu Devleti böylece kurulmuş olur.

Avrupada yaşayan Hristiyan devletler Anadolunun ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Ortadoğudaki toprakların Türklerin ve Müslümanların eline geçmesi üzerine papanın ve bazı din adamlarının kışkırtmalarıyla kendilerince kutsal olarak kabul ettikleri toprakları kurtarmak ve oralarda askeri ve siyasi kontrol kurmak üzere harekete geçerler ve ordularını Balkanlar üzerinden Anadoluya sevkederler. Haçlı Seferleri dediğimiz ve 1095 ten 1270 lere kadar süren bu savaşlar çok kanlı ve çetin geçmiştir.

İkiyüz yıl kadar devam eden bu savaşlar sırasında Anadoluda Kılıç Arslan komutasında Selçuklular, Danişmentliler ve daha sonraları da Musul Atabeylerinden Zengiler, Selahattin Eyyubiler  kendilerinden kat be kat güçlü olan Haçlı ordularıyla kahramanca savaşmışlardır. Birinci Haçlı Seferinde Kılıçaslan ve kuvvetlerince yıpratılmalarına rağmen bir türlü durdurulamayan Haçlılar, Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti İzniki almışlar Selçuklular da başkenti Konyaya taşımışlardı. Aynı kuvvetler daha sonra Urfayı da ele geçirir ve burada Urfa Kontluğu adıyla bir devlet kurar. 1144 yılında Musul Atabeyi İmadeddin Zengi Urfayı Haçlılardan geri alır. Bu da Avrupalı devletlerin Ikinci Haçlı Seferini düzenlemelerine sebeb olur. İkinci seferde Urfayı tekrar ele geçiren Haçlılar şehri çok fazla ellerinde tutamazlar. Bu defa Nureddin Zengi ani bir baskınla Urfayı tekrar fetheder. İşte bu zaferler Zengilere İslâm dünyasında haklı bir şöhret kazandırmış ve isimleri Anadoluda efsaneleşmiştir.

1164 yılında Danişment Beyi Yağı Basan ölünce aile içinde taht için çatışmalar başlar. Durumdan yararlanmak isteyen II. Kılıç Aslan Sivasa kadar Danişment topraklarını ele geçirir. Bunun üzerine Danişment prensleri Nureddin Mahmud Zengiye sığınırlar ve ondan yardım isterler. Zengi ordusuyla Anadoluya gelir. II. Kılıç Arslan barış ister ve Danişment topraklarından çekilir. Zenginin Suriyeye dönmesinden sonra da Sivas dahil bütün Danişmend ülkesini zapteder. Zengi Anadoluya ikinci defa gelir. II. Kılıç Arslan tekrar barış ister (1173). 1174 senesinde Nureddin Zengi ölünce II. Kılıç Arslan Sivas, Niksar, Tokat gibi şehirleri zaptederek Sivas Danişmentlilerini hâkimiyeti altına alır.

Nureddin Zengi Anadoluya yaptığı bu iki sefer sırasında pek çok kaleyi savaşsız ele geçirmiştir. Kanaatimce Anadoluda adı Zengibar olarak bilinen bu kalelerden bazılarına Nureddin Zengiye atfen “Zenginin Kalesi” anlamında Zengibar ismi verilmiştir. Buradaki bar kelimesi kale anlamındadır ve bar kelimesinin Farsçada daha pek çok anlamı vardır.

Tanınmış tarihçi ve tarihi roman yazarlarından Enver Behnan Şapolyo Kılıç Aslan adlı tarihi romanında aynen şöyle yazıyor:

“Haçlılar Suriyeye girdikleri zaman Kılıç Aslan dinlenmek, hem de onların Anadolu diyarından geçip gitmeleri için ordusunu Çoruma çekmişti. O zaman Çorum civarında İskilip şehri bulunuyordu. Bu kasabanın kalesi pek müstahkemdi. Buna Zengibar kalesi denilmekte idi. Önde bir göl ve etrafında ormanlık vardı. Kale kumandanı da Yavusu beydi. Gül baba denilen pîr de burada idi. İskilipin etrafını da Demirci Sultan dağları çeviriyordu. Bu müstahkem kaleye haçlıların girmesine imkân yoktu. Kılıç Arslan Zengibar kalesinde rahatça dinlendi.”

Her ne kadar sözü edilen kitap roman olup ilmî bir eser sayılmazsa da aynı zamanda iyi bir tarihçi olan Şapolyonun tarihî gerçeklere dayanmadan böyle bir eseri kaleme alması düşünülemez.

Biz de İskilip Kalesinin, yaşlı büyüklerimizin söylediği gibi Zengibar Kalesi olduğu inancındayız ve Zengibar kelimesinin de Musul Atabeyi olan Zengilerle ilgili olduğu görüşündeyiz.

Mürsel SÜMER

 

Yararlanılan Kaynaklar :

1.İlk Müslüman Türk Devletleri. M.Çağatay Uluçay. M.E.B.Devlet Yayınları.Ankara,1975

2.Kılıç Aslan. Enver Behnan Şapolyo.Türkiye Yayınevi.

 

Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Hasan Ali Kalayoğlu
 
Bizleri dört dörtlük bilgilendiren yazınız için teşekkürler Mürsel Bey. Rahmetli anam da başta söylediğiniz tekerlemeyi "Zengibar Kalesi alındı mı? Kırk kulplu kazan bulundu mu? şeklinde söylerdi.
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR



Son Yorumlar
Ahmet cengiz
Hayırlı olsun
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"www.iskilipliyiz.com | http://www.iskilipliyiz.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2017 - 2018