Şuan İskilipliyiz.Com ' da 0 Üye 61 Misafir Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaHaritaRadyo AçKapatYenile
İskilip in Dünyaya Açılan Penceresi
Bugün 21.05.2012 
          
Ana Sayfa
          
Haberler
          
Videolar
          
Resimler
          
Forumlar
          
Programlar
          
Yetenekliyiz
          
WebLog
          
Z.Defteri
  Üyelik    Şifre   Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -   Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Konu Açan ZULEYHA   
 Forum
 EĞİTİM VE ÖĞRETİM, GENÇLİK
       HİLKAT GARİBESİ
Bu Forum Sayfasını Facebookta Paylaş

Saatlerdir o camın önünde elinde kahvesiyle öylece dikiliyor, bir heykelden farksız gelen geçen insanlara bakıyordu. Bir oyuna kaptırmıştı kendini; baktığı insanların beyninden ne geçiyor tahmin etme oyunuydu ismi. Çok zaman geçmeden fark etti ki her bir geçen insanda aslında kendi beyninin gölgeleri raks ediyor, kendi dünyasını onlara yükleyip onları kendi sahnesinde oynatıyordu. Artık heykellikten çıkma vakti gelmişti. Kalktı giyinmeye başladı, olabildiğince kumaşlara büründü, tam evden çıkacakken aynada gördüğü süliette bir şeyin eksikliğini fark etti: maskesini. Acaba bugün hangisini takmalıydı. Bir an karar veremese de sonunda seçmişti birisini: umutsuzluktu maskenin adı. Saatler sonra kendini deniz kenarında akşam güneşini seyrederken buldu. İnsanların ona baktığını hissedince şaşırdı. Aklına iki soru gelmişti; acaba maskedeki görüneni mi yoksa görünenin ötesini mi görmeye çalışıyorlardı? “Ahh saçmalama” dedi kendi kendine, “…onlar insan, ötesine bakarlar mı hiç? Görüneni görürler sadece.” Bir anda uzaklaştığı bulunduğu yerden, beyninin düğümlerini çözmek için. Beyni onu şaşırtıyordu bu aralar; çünkü hiç ses çıkmıyordu içindeki yerlerden. Derken acı bir kahkaha duyuldu derinlerden, hayata küfrediyordu bu kahkaha sanki. Koşmaya başladı o kahkahanın peşinden. Kendini bir anda Venedik Karnavalında hissetmişti; çünkü girdiği her bir dar sokakta ayrı bir maskeli yüzle karşılaşıyordu ama bir kahkaha sesi vardı ki hem çok yakındı hem de çok uzak. “Yeter…” dedi “…kovalamaktan yoruldum…” O anda kahkaha sesi kesildi, çöktü bir duvarın kenarına, sigarasını yaktı: “ooff” dedi; çünkü şimdiyse ona doğru yaklaşan bir topuk sesi geliyordu kulaklarına, gecenin karanlığında tek bir ses: tak tak tak tak… Oldum olası severdi bu sesi, ama bu sefer düşmeyecekti kahkahanın peşine düştüğü gibi topuk sesinin peşine. Hınzırca bekledi ve sonunda hiç kesilmeyen topuk sesi yanında bitiverdi. Kaldırmak istemedi bakışlarını karşısında duran o kadına, biliyordu çünkü onun yüzünde de bir maske vardı. Sigarasından bir kıvılcım daha çıkartırken o tok sesiyle konuşmaya başladı: “Şimdi sen burada benim sana bakmamı istiyorsun ya, bekleme boşuna bakmayacağım sana.” Sonra sustu ama bir süre sonra devam etti “…hayatta sevdiğim her güzel şeyin peşinden koştum bunca yıldır ama yıllar var ki yakaladığımı sandığım her şeyde aslında ben hiçbir şey yakalayamamışım. Önce mutluluk sandığım şeyin peşinden koştum, olmadı. Kadınlar desen zaten onları hiç yakalayamadım. “Bunları anlatırken topuk sesi bir adımla yanına yaklaşıp oturuvermişti, “Peki ya sonra” diyerek aldı elinden adamın sigarasını, tütünün yanma sesleri geldi kulaklarına, sonra tekrar uzattı adama.

Adamsa gülümseyerek devam etti “…sonra mı? Sonralar hep aynı oldu, ama artık yoruldum çünkü ben her kovaladığım şeyde aynı maskeyle karşılaştım, şimdi sen bekliyorsun ya sana da bakmamı, sonra senin peşinden kaybolmamı… bekleme… ben o yollarda o kadar çok kayboldum ki, artık bir daha kaybolamam o yüzden bekleme.” dedi. Uzun bir sessizlik oldu. Ne adam konuşuyordu ne de topukların uzaklaşan sesi geliyordu kulağa sonra adam “git artık” diye sessizliği yırttı. Kadın gülümsedi bu yırtışa; “Biliyor musun?” dedi, “…sen kovunca gitmek için gelmedim buraya, sana seni göstermek içingeldim, soluklanmanı bekledim çünkü sana bizi anlatmam gerekli.” dedi. “Neymiş o?” diyerek karşılık gelince topuklu devam etti.” Biz hilkat garibeleriyiz.” dedi. Adam şaşkınlıkla baktı bir anda kadına ve hemen bakışlarını çevirdi, bakmayacaktı yüzüne fakat şaşkınlığı o an bir kat daha arttı çünkü topuklunun maskesi yoktu. Kadın hiçbir şey olmamışçasına devam etti; “Hilkat garibeleriyiz çünkü eksik yaratılmışız.” Adam dikkatle dinlemeye başlamıştı onu.” Ama bizlerdeki eksiklik bu gördüğün insanlarda olmayan fazlalıklarımız; yani onlarda kalp var, bizdeyse kalple birlikte onun atışları var; onlarda akıl var ama bizlerin bununla birlikte duygularımız var ve o yüzden de biz hep kovalarız, onlar da kovalanır, biz hep kaybeder görünürüz onlarsa kazanır. Görünürüz diyorum çünkü kazananın kaybedenin kim olduğunu onlarda görecek göz de yoktur…” Adam duyduğu tezatlıklar içerisindeki doğrulara şaşkınlıkla bakakalmıştı. Onun şaşkınlığı sürerken kadın tek bir hamleyle adamın maskesini çıkartıp atmıştı. Adam elleriyle yüzünü kapamaya çalışırken kadın; “insanların maskeleri var diye şikayet edip duruyorsun ama bunu sen de takıyorsun, sen bu maskeyle onlara benzemeye çalışıyordun ya şimdi kendin gibi ol, bırak kovalamayı, kaldır ellerini yüzünden, sendeki sen olanı göster insanlara, farklı maskeler takmak için çabalama, kendi fotokopilerini yaratmaya çalışmaktan vazgeç, sorup duruyordun ya kendi kendine “insanlar ötesini görürler mi hiç?” diye; sen kendini maskelere büründürürsen hiç kimse ötesini göremez bunu unutma, hayallerinden yamalar yapıp kumbaranda bozuk mutsuzluklar biriktirme, o bozuklukların sesi seni çıldırtır.” Adam kendine uzun bir süre gelemedi, gözleri kapalı dinlemişti kadını. Sonraysa uzaklaşan topuk sesleri duyulmaya başladı. Adam toparlayıp kendini arkasından bağırdı kadının; “Heyyy nereye gidiyorsun?…” kadın duymamışçasına devam etti yoluna.

Bir anda omzuna dokunan bir elin hissiyle sıçradı, deniz kenarında gün batıyordu, maskesiyse topukluda kalmıştı.” Bir yere gitmiyorum, daha yeni gelebildim.” diyordu omzundaki elin sahibesi. Gözbebekleri gülerek selam verdi gelene adam. Gelenin adı; “Hayat’tı” ve o bu sefer hayatı gülümseyerek karşılamıştı



---İMZA---

 

 Seni avuçlarıma okutacak bir dua bilmiyorum. Zor ve nazlıydın sen. Tıpkı sabah namazı gibi. Bense hep kıldım seni. Şimdi Heybemde İnşirah Diye Beslediğim Sözlerin Hicret Vakti Geldi...Ne Varsa Züleyha'ca Amenna ve Sadakna...

 


 


ZULEYHA
Forum Yöneticisi



Durumu Dışarıda
Bu konuda 0 Sayfa 0 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir...
Aynı Bedende Yeniden Doğuş.....
Hayellerini Çaldıranlar Başarıya Ulaşamazlar...
Öğretiler...
YETİŞ SUPERMAN...
Üst Kategori (1)
Alt Kategori (41)
Konular (13967)
Cevaplar (86681)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 55 » esse » yakisikli19 » oktay_17 » muhacir » AbdullahCAPUTLU » abduraman1969 » SABAN_SASMAZ » med__CEZiR » urfamerkez » kuzey » Ceycey19 » murataydin » iskilipliyiz » BILALARICI » harmspe » ZULEYHA » accountant19 » AFILIYALNIZLIK » seyit » diler » toprak » burak34 » byimaj » kerem_19 » moonlight1904 » mistik19 » Masumkoylu » Renkoto » numan » nihat » mpala » altan » selcukk » napolyon » NAZIM » HuseyinSUMER » efe_19 » wapmayaa » kaptan2519 » corumunasikizi » nurettinkulali » iskiliptv » Black_Mask » NECDET » NADI » sevgiseli83 » aslihan » filiz » omsan » TEKIN » nazif » fatihdimici » Orhun » ErdemMumcu » MehmetKABA
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo7 © Copyright iskilipliyiz.com
Copyright © C.C.P. Full System V 6.0