Bu Köşe Yazısını Facebookta PaylaşDostluk ve Kardeşliğin Sembolü Selam
Selam vermek, Müslümanların birbirlerine en güzel dilek ve temennilerini sunma şekillerinden biridir.
Selam vermek sünnet almak’da farzdır. Emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış ve güven içinde olmak anlamalarına gelen selam, muhataba barış, huzur ve güven dileği ve dostane bir ilşki teklifi olup, karşılıklı selamlaşmayla bu sıcak kalbi yaklaşımı memnuniyetle kabul etmektir. “Selam, hidayete tabi olanlaradır,”Taha, 47, ayeti gereği selam, yalnız Müslümana verilir. Her Müslüman yolda, sokakda, iş yerinde çalışan arkadaşlara, kapıda komşuya, eve girdiğinde çoluk çocuğa, telefon açtığında muhataba(kimileri telefonda selam vermeyi gericilik görüyorsa da) “Selamün aleyküm veya Esselamü aleyküm,” demelidir. Müslümanın müslüman’a yapacağı en güzel dua olan Selamın anlamı, “Allah’ın selamı üzerine olsun, bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez,”demektir.
Selam, toplum arasında sevgi, saygı ve güven ortamının oluşmasına vesile olmaktadır. Nitekim Peygamber’imiz, “Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, kişiyi cennete götürür, Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandığı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir. Müslümanın müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir… İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda Selamı yayınız,” İbni Mace, c.1. s. 116. sözleriyle selamın önemine işaret buyurmuşlardır.
Selam vermenin aynı zamanda bir dua olduğu gerçeğinden hareketle, güler yüzle verilen bir selam, muhatabın ona içten vereceği karşılık, özlemini duyduğumuz sevgi ve mutluluğun kapısını aralarken, başa gelmesinden endişe duyulan muhtemel, birçok zararı da ortadan kaldıracaktır. Kur’an ve Sünnet’de verilmesi teşvik edilen selam, İslam âlimlerince hükmü ve adabı üzerine kafa yorulmuş, açıklamalar yapılmıştır.
İslam’ın sevgi ve muhabeti arttırıcı önemli bir tavsiyesi olan selam’a, günümüz şehir hayatında ne denli önemsenip uyulduğuna kısaca bakmamız lazım. Bilindiği gibi şehirler de insanlar site, Apartman, villa ve varoşlarlarda iç içe yaşamaktadır. Köyden, kasabadan gelip buralara yerleşen insanımız, Selam’ı Kelamı da, geldikleri yere bıraktıkları müşahede edilmektedir. Site, gökdelen ve Apartmanlarda yaşayan insanımız, sanki başka ülke insanı imiş gibi, bir birlerine yabancı gibi yaklaşıyor, kimse kimseyi tanımıyor, selam vermeyi ise pek önemsemiyor. Kültür ve geleneğimizi ayakta tutan yakın ilşkiler, hal hatır sormalar, müsafaha, sohbetler kalkmış, karnı tok olan aç olanla pek ilgilenmiyor. Üst kattaki komşunun alt kattaki hasta ve cenazesini bile duymayacak kadar duyarsız, kapıda karşılaştığı komşuna selam verdiğinde, ya duymazdan geliyor, yâda yüzüne bakıp geçiyor. Komşuluk ilişkisi ve hediyeleşme kültürü ise genelde ortadan kalkmıştır.
Ayet ve hadislerden anlaşıldığına göre selamı yaymak, toplum arasında sevgi, saygı, dostluk ve barışın yaygınlaştırılması, inanan kalplerin bir birine ısınması bakımından büyük önem arz etmektedir. Aile bireyleri, arkadaş, dost, tanıdık tanımadık bütün Müslümanlarlsevgi, saygı ve samimiyetdugularının geliştirile bilmesi için, karşılıklı olarak selamı verip alma husunda titiz olunmalı, onu doğal bir davranış biçimi haline getirmeliyiz.
Camilerde yapılan vaaz ve sohbetlerde Selam’ın önemi konusunda zaman zaman, cemaat ve gençler bilgilendirilmeli, merhaba, günaydın gibi ifadelerin selam’ın karşılığı olmadığı, kırmadan dökmeden en güzel şekilde işlenmelidir. Allah’a emanet olunuz. Sevgisiz selamsız kalmayın sosluğunuzu ve kardeşliğinizi elden bırakmayın ufak şeyler için bir birinizi kırmayın sevgisiz ve selasız kalmayın. HOŞCAKALIN
Bu Köşe Yazısını Facebookta Paylaş