Bu Köşe Yazısını Facebookta Paylaş
Bundan yıllar önce bir çiçek açmıştı Mekke’nin sıcak kumlarında. İsmi Muhammed idi.
Ama boynu büküktü . Çünkü henüz doğmadan babası ölmüş, bir babanın şefkatinden mahrum kalmıştı.Yalnız değildi şüphesiz. Çünkü onu koruyan, alemlere rahmet olarak gönderen yüce Rabbi vardı. Lakin bitmemişti sıkıntısı. 6 yaşında annesini, 8 yaşında ise dedesini kaybetti. Kısacası bir çocuğun muhtaç olduğu şefkat kolları kırılmıştı. Hem yetim , hem öksüzdü. Yıllar geçiyor , Yüce Allah , Rasülünü , nübüvvete hazırlıyordu. 40 yaşına girdiğinde kendisine peygamberlik verildi.Tek bir amacı vardı, Allah rasülü (as.) ın: Rabbinden aldığı emirleri , kalpleri kararmış , aklı bulanmış insanlığa tebliğ etmekti. Ancak anlamamıştı onu, kalpleri kararmış, gözleri körermiş, kulakları sağır olmuş cehaletin cahil insanları.Rahat vermediler o iyilik timsali, alemlere rahmet, yüreği sevgi ve merhamet dolu insana. Yapmadıkları eziyet; etmedikleri hakaret kalmamıştı. Ağladı, üzüldü. Ama nefsi için değildi göz yaşları; cehalet içerisinde kalan cahil insanlık içindi. Tüm yapılan eziyetlere rağmen kendisine taş atanlara gül uzattı her zaman . Ama yine de anlamadılar onu. Nihayet mecbur bıraktılar yarım asırlık evinden yurdundan çıkmaya. Çok gördüler ona gülümsemeyi . Oysa O , onlardan bir dünyalık istemiyordu.Ama yalnız ve çaresiz değildi . Çünkü O’nu yaratan yüce Rabbi onunlaydı. Yine de buruktu ve hüzünlüydü yüreği. 8 yıl geçti aradan. İslamiyet yayıldı, çok kanlar döküldü , şehitler verildi.Nihayet yıllar sonra gelmişti o kutlu insanın beklediği müjde.Hasretin, özlemin bitişinin müjdesiydi bu.Yüce Allah buyurdu ki:’’ Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir. (nasr suresi) Bitiyordu artık hasret. 16 Temmuz 622 yılında , sadık dostu Hz Ebubekir (ra) ile ayrıldıkları yurtlarına; 1 ocak 630 yılında, binlerce kişilik bir orduyla 4 koldan girdiler. Kan dökmedi Allah rasülü (as) , "Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz diyerek kesin bir emir vermişti. Çaresizdi onu yılar önce yurdundan kovanlar.Ama O, onları kardeş gibi gördü. O’nu yurdundan kovanlara bir insanlık örneği olacak şu cümleleri kullandı. Benim halimle sizin haliniz, Yusuf'un , kardeşlerine dediğinin tıpkısı olacaktır. Yusuf'un kardeşlerine dediği gibi ben de diyorum: "Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok. Allah, sizi bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir(Yusuf Suresi 92)." Gidiniz; sizler serbestsiniz. Ne mutlu Mekke’yi fetheden o yüce insana ve ona yoldaş olanlara. Kutlu olsun Mekke’nin fethi. saygılarımla.
Bu Köşe Yazısını Facebookta Paylaş