www.iskilipliyiz.com
25.05.2018
Çorum /   24°C

BİZDE VE ONLARDA
BİZDE VE ONLARDA

 

 

            Öncelikle söyleyeyim ki, ben eğitimciyim ve bu alana yıllarını vermiş birisi olarak en iyi bildiğime inandığım konu da doğal olarak eğitim. İşte bu nedenle yazılarımda özellikle bunu işleyerek eğitimdeki aksaklıkları gösterip “nasıl düzeltebiliriz” sorusunu yanıtlamaya çalışıyorum.

            Dünyada çocuklarına kaliteli eğitimi veren ülkelerin en başında gelenlerinden birisi Finlandiya. “Onlar bu işi nasıl yapıyor, bizden farklı yönleri ne?” diye kendi kendime sorup araştırdım ve bulduklarımın bazılarını da karşılaştırmalı olarak sizlerle paylaşmak istedim. Böylece, neyi yanlış yaptığımız ya da neleri değiştirmemiz gerektiği konusunda az da olsa fikir sahibi olmuş oluruz.

 

1.    Ülkemizde zorunlu okula başlama yaşı sürekli aşağıya çekilip 55-60 ay düzeyine indirilirken,Finlandiyada7 yaşından önce böyle bir zorunluluk yok.

2.    Türkiyede not verme sistemi birinci sınıfın ilk ayında başlarken ve aileler “bizim çocuk bugün matematikten 90 aldı” diye gururla gezerken, Finli öğrencilere okulun ilk 6 ayında asla not verilmiyor.

3.    Bizim çocuklarımız 3. sınıftanitibaren okul içi sınıflar arası, okullar arası, iller arası ya da ülke genelinde sıralama amaçlı sınavlara girerken, Finlandiya çocuklarının 16 yaşına gelmeden bu tür bir sınava girmelerine izin verilmiyor.

4.    Ülkemizde, okul bahçesindeki çöpleri öğrencilerine toplattıran öğretmen dahi şikâyet edilirken, Finlandiya okullarında hizmetli personel yok ve tuvalet temizliği dâhil tüm işler öğrenciler tarafından yapılıyor.

5.    Finlandiyadaki sınıflarda yaparak yaşayarak öğrenme modeli esas alınmış ve öğretmen sadece yönlendiricilik görevini üstlenmiş. Bizde ise her şey öğretmenin iki dudağının arasından çıkacaklara bağlı.

6.    Finlandiyada günlük ders saati sayısı ortalama 4 düzeyinde. Bizde ise en az 6, özel okullarda ise 8. Dahası bu rakamlara etütler, hafta sonu kursları ve özel dersler dâhil değil.

7.    Finlandiyada ders kitapları yardımcı olarak görülüyor ve öğretmen tarafından belirleniyor. Bizde ise ders kitabı eğitim-öğretimin tam göbeğinde. Dersler satır satır o kitaplara göre işleniyor.

8.    Türkiyede en iyi öğretmen en çok ödev veren öğretmendir anlayışı sürerken, Finlandiyadaki öğrencilere kesinlikle ödev verilmiyor ve öğrenmenin yeri okul olarak görülüyor. Böylece de,çocuğu proje ödevinden 100 alsın diye gecesini gündüzüne katıp ödevi kendisi yapan hatta profesyonel kişilere para ödeyip yaptıran bizdeki anne babalar da yok.

9.    Bizde sınıftan ses çıkmıyor ise sınıfın öğretmeni alkış alıyor ama Finlandiyada durum tam tersi; sınıfından ses çıkmayan öğretmen hakkında soruşturma yapılıyor. Çünkü tam bir öğretmenlik yok, beraberce etkinlik yapan sınıflar var.

10.  Türkiyede çocuklar birkaç sokak ötedekiokullarına bile mutlaka servisle gidiyor. Finlandiyada ise, birinci sınıftan itibaren okula yürüyerek ya da bisikletle gidiyorlar; özel durumlar haricinde çocuklar okula aileleri tarafından götürülmüyor.

 

Şimdi de eğitimin öğretmen tarafını karşılaştıralım:

11.  Türkiyede “hiçbir şey olamazsabari öğretmen olsun” mantığı devam ediyor. Finlandiyada ise öğretmenlik mesleği toplumun en gözde mesleklerinden birisi. Başvuru yapanların ancak % 10u öğretmen olarak kabul ediliyor.

12.  Finlandiyada eğitim fakülteleri öğrencilerini merkezi sınavlarda alınan puanlara ya da zekâlarına göre seçmiyor. Öğretmen olacak kişiler birçok aşamadan geçtikten sonra fakülteye kabul ediliyor ki, bunların arasında zekâdan önce gelen iyi ilişkiler kurabilme, empati yapabilme, çocukların düzeyine inebilme, araştırmacı bir kişiliğe sahip olabilme gibi kriterler daha ön planda. Yani son derece parlak zeki ve yaratıcı bir birey olabilirsiniz ama bunlar Finlandiyada öğretmen olabilmeniz için yeterli değil. Bizde ise yeterli puan almanız tek ölçüt.

13.  Finlandiyadaki eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarına verilen eğitim, tıp fakültesindekine denk. Bir öğretmen en az 5-6 yıl eğitim alıyor. Ayrıca öğretmenlerin hepsi Master derecesine sahip. Eğitimlerinin son yıllarında zamanlarının yarısını okulda harcarken, diğer yarısını da genellikle pedagojik eğitim üzerine Master çalışmaları için kullanıyorlar. Her öğretmen en az bir yabancı dil bilmek zorunda. Bizde ise 4 yıllık eğitim öğretmenlik için yeterli görülüyor.

14.  Öğretmenlerin staj aşaması da bizden çok farklı. Öğretmen adayları sürekli olarak öğrencilerle bir araya gelipnasıl bir eğitim almaları gerektiği üzerine onlarla konuşuyorlar. Bu öğrenciler sürekli değişiyor ve öğretmen adayları tüm günlerini okullarda geçiriyorlar.

15.  Finlandiya eğitim fakültelerinin birinci önceliği “özerk öğretmenler” yetiştirmek. Çünkü ülkenin bir müfredatı yok; öğretmenler kendi sınıflarının durumuna göre çok geniş bir yetki alanına sahip ve istediği müfredatı uygulayabiliyor.

16.  Türköğretmeni kendiniher zaman mesleğinin zirvesinde görüyor ve yenilenmek gibi bir sorunu yok.Öğrencinin sınav sonuçları kötü geldiğinde suçlu çalışmayan öğrenci ya daçocuktaki öğrenme güçlüğü oluyor. Öğretme güçlüğünden hiç söz eden yok.Finli öğretmenler ise haftada en az 2 saat kendilerini yenilemek için, hizmet içi eğitime katılmak zorundalar.

17.  Finlandiyada öğretmenlerin üzerinde müfettiş, denetleme gibi baskı unsurları yok. Öğretmenler son derece özgür, devlet verdiği eğitime güvendiği için ayrıca bir de denetlemeye gerek duymuyor.

18.  Finlandiyada öğretmenlerin gelir düzeyi çok iyi. Bizde olduğu gibi ek bir işte çalışmaları gerekmiyor. Türkiyedeki durumu ise hepiniz biliyorsunuz.

 

Sonuç olarak; Finlandiya öğretmen eğitim istemi, tamamen bağımsız, sorumluluk sahibi, öğretmeye ve öğrenmeye aç, kendi kontrolünü kendi yapan ve hazırladığı müfredat ile araştırmacı, düşünen bireyler yetiştirmeye yönelik çalışan öğretmenler yetiştirmek için işliyor.    

            Bizdeki sistem daha doğrusu sistemsizlik ise adayların biran önce mezun olup KPSS kapısında kuyruk olmalarını beklemeyi amaçlıyor. Eee böyle bir eğitimden pardon eğitimsizlikten geçtikten sonra hasbelkader mezun olan öğretmenin tek amacı ise biran önce atanıp maaşa geçebilmek.

            Gerisi hikâye...!  

 

·         Her şey akla muhtaçtır, akıl da eğitime. Hz. Ali

·         Bir insanı ahlâken eğitmeden, sadece zihnen eğitmek, topluma bir belâ kazandırmaktır. Roosevelt

·         İşleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi iki katına çıkarın, işleriniz kötü gidiyorsa dört katına. Peters

·         Eğitim görmüş halkı bir yöne sevk etmek kolay, sürüklemek güçtür, idare etmek kolay, köleleştirmek imkânsızdır.  Lord Brougham

·         Eğitim, gerçeklerin öğretilmesi değildir; düşünmek için aklın eğitilmesidir. Albert Einstein

·         İnsanlar, bilgisiz doğar, aptal değil. Sonradan, eğitilerek aptal olurlar. Bertrand Russell

·         Buyrukçuların çıkarları için eğitilen bir insan, köle olmayı isteyecek kadar aptaldır. Friedrich Nietzsche

 

Referanslar: Beyaz Zambaklar Ülkesinde: Grigory Petrov

 

 



İsim Soyisim :
E-Mail :

Bu yorum : 3 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : İbrahim Yildirim

 
Sevgili Hasan Ali,eğitim seklimizi çok güzel karsilastirmissin yüreğine, kalemine sağlık. Kutluyorum.