www.iskilipliyiz.com
24.09.2018
Çorum /   24°C

Henüz vakit varken
Henüz vakit varken

 

Henüz vakit varken

 

         Günümüz gençliği kendini beğenmeye devam etse de, durumları bizim gibi dışardan bakanlara hiç de iç açıcı görünmüyor. Ancak, bu durum pek de yeni değil; her devirde bu tür şikâyetler olmuş. Örneğin, bundan tam 2417 yıl önce Sokrates gençlerle ilgili şunları söylemiş: “Günümüzdeki gençlerin tavırları berbat. Otoriteyi hor görüyorlar ve büyüklerine hiç saygıları yok. Acaba büyüdüklerinde ne berbat yaratıklar olacaklar.”

 

         Yukarıdaki girişi yapmamın nedeni, “Sosyal, Ekonomik ve Kültürel Araştırmalar Merkezi” yani kısaca “SEKAM” adlı bir kuruluşun yaptığı araştırmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmak. SEKAM, Türkiyede gençliğin özelliklerini, karşılaştıkları sorunları, kimliklerini ve beklentilerini ortaya koymak üzere, 81 ildeki 352 yerleşim biriminde, 15-28 yaş grubuna yönelik "Türkiye Gençlik Raporu: Gençliğin Özellikleri, Sorunları, Kimlikleri ve Beklentileri" başlıklı bir araştırma gerçekleştirmiş. 120 konu 308 sorudan oluşan verilerle, tek tek görüşülerek anket yapılıp bir rapor hazırlanmış. Katılımcıların yüzde 49u erkek yüzde 51i de kadın. "Katmanlı tesadüfi örneklem tekniği" tercih edilen araştırma 5 bin 541 genç üzerinde uygulanmış. Araştırmanın proje yönetmenliğini Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, koordinatörlüğünü Hanefi Mahitapoğlu yapmışlar. Prof. Dr. Burhanettin Can, Prof. Dr. Mustafa Aydın, Prof. Dr. Mete Doğruer, Doç. Dr. Mustafa Tekin, Abdulvahap Yaman, Şemsettin Özdemir, Gürsel Ulukır, Metin Alpaslan ve Cevat Özkaya da projede "araştırmacı" olarak görev almış.

         Araştırmada, gençlere, dini ve siyasi kimliklerini belirlemek üzere sorular yöneltilmiş. O kadar ilginç sonuçlar var ki, insanın inanası gelmiyor. Sorulardan bir kısmı ve verilen yanıtlar şöyle:

 

            Aşağıdaki kimlik size ne oranda uyar?

         Birden fazla şıkkın seçilebildiği soruda, "Bana çok uyar" seçeneği aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi işaretlenmiş. Tekrar edelim, bir kişi kendisine uyan birden fazla seçeneği işaretlemede serbest bırakılmış.

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

Müslüman

%43

Milliyetçi

%22

Devrimci

%13.4

İlerici

%31

Dindar

%19

Feminist

%5.4

Atatürkçü

%29

Kemalist

%18

Komünist

%3.5

Lâik

%23

Ülkücü

%18

Ateist

%1.4

İslâmcı

%22

Sosyalist

%15

 

 

 

            Aşağıdaki kimliklerden hangisi sizin için hiç uygun değil?

         Gençler, kendisine uyan birden fazla seçeneği işaretlemede serbest.

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

KİMLİĞİ

YÜZDESİ

Ateist

%74

Ülkücü

%36

İslâmcı

%10.3

Komünist

%59

Devrimci

%31

 

 

Feminist

%43

Muhafazakâr

%16,7

 

 

 

            Allahın varlığına inanma durumunuz nedir?

         Bu soruda da bir kişi kendisine uyan birden fazla seçeneği işaretlemede serbest bırakılmış. Sonuçlar ise şöyle:

 

KİMLİKLER

SAYI

KESİNLİKLE İNANIRIM

İNANIRIM

ŞÜPHELİYİM

İNANMAM

Muhafazakâr

2590

%97,5

%2,1

%0,5

 

Dindar

3520

%97,4

%2

%0,5

%0,1

İslamcı

3086

%96,6

%2,5

%0,9

%0,1

Ülkücü

1553

%95,5

%3,4

%1,1

 

Müslüman

4500

%94

%4,9

%1,1

%0,1

Milliyetçi

3653

%93,6

%4,9

%1,2

%0,3

Liberal

1891

%92,6

%5,6

%1,3

%0,5

Sos. Demokrat

2563

%92,3

%5,3

%2

%0,3

Demokrat

3459

%92,2

%5,9

%1,5

%0,5

Atatürkçü

3744

%92,1

%6

%1,6

%0,4

İlerici

3681

%91,8

%5,8

%1,7

%0,6

Laik

3631

%91,4

%6,3

%1,9

%0,5

Feminist

865

%90,4

%5,6

%2,7

%1,3

Kemalist

2150

%89,7

%7,9

%1,8

%0,6

Sosyalist

2445

%89,7

%7,5

%2,1

%0,7

Devrimci

1687

%86,8

%8,5

%3,3

%1,4

Komünist

431

%76

%16,5

%5,7

%1,8

Ateist

160

%61

%17,6

%12,6

%8,8

            Burada, kendisini Ateist olarak tanımlayan gençlerin %78.6sının Allaha inandığını belirtmesi çok ilginç.

 

            namaz kılma ve oruç tutma durumu

KİMLİK

NAMAZ KILMA DURUMU%

CUMA NAMAZI DURUMU%

ORUÇ TUTMA DURUMU%

DÜZENLİ

ARASIRA

HİÇ

DÜZENLİ

ARASIRA

HİÇ

DÜZENLİ

ARASIRA

HİÇ

Ülkücü

24,2

54,4

21,4

58.3

29.7

12.0

89.3

9.3

1.3

Muhafazakâr

28,7

53,4

17,9

67.5

21.9

10.6

92.6

6.0

1.5

Liberal

19.9

51.7

28.4

54.4

30.0

15.5

86.4

11.6

2.0

Sos. Demok.

20.5

48.9

30.6

48.9

36.8

14.3

82.3

15.1

2.6

Milliyetçi

22.4

51.4

26.2

56.9

30.1

13.0

85.4

12.4

2.2

Sosyalist

18.4

47.8

33.8

46.9

36.6

16.5

80.0

16.2

3.9

Atatürkçü

19.2

50.5

30.3

50.7

33.6

15.7

83.8

13.3

2.9

Dindar

28.6

53.9

17.6

65.9

24.1

10.1

90.8

8.1

1.1

Müslüman

24.5

49.9

25.6

57.9

29.8

12.3

86.1

11.8

2.1

Komünist

9.8

43.6

46.5

38.6

37.2

24.2

65.7

24.0

10.3

Ateist

13.3

33.6

53.1

42.9

31.2

26.0

58.6

20.4

21.1

Kemalist

15.9

47.1

37.0

44.7

37.1

18.1

80.0

15.8

4.2

Laik

19.6

49.8

30.5

50.7

33.1

16.2

82.9

13.9

3.2

Devrimci

13.6

49.7

37.7

44.0

34.9

21.1

77.2

17.0

5.9

İslamcı

28.1

54.1

17.8

63.0

24.8

12.1

90.4

8.3

1.3

Demokrat

21.9

49.8

28.3

55.1

30.7

14.3

83.4

13.7

2.9

Feminist

19.1

49.6

31.3

36.3

22.2

41.5

82.8

12.8

4.4

İlerici

21.8

47.7

30.4

52.1

31.9

16.0

83.4

13.3

3.3

 

         Burada en şaşırtıcı yanıt, yine kendisini Ateist olarak gören gençlerden gelmiş. Bunların %59u düzenli oruç tutuyor, %13,3ü düzenli beş vakit namaz kılıyor, %43ü cuma namazına gidiyor. Kendisini "İslamcı" olarak tanımlayan gençlerin %17,8i ise hiç namaz kılmadığını belirtmiş. Kendisini Komünist olarak tanımlayan gençlerin %9,8i de "Beş vakit namaz kılıyorum" şeklindeki şıkkı işaretlemiş.

         Cuma namazına ilişkin soruya ise, kendisini "Ateist" olarak tanımlayan gençlerin yüzde 43ünün de "Düzenli cuma namazını kılarım" şeklinde yanıt vermesi en dikkat çekici unsur.

         Oruç ibadetini ise farklı siyasi kimliklerden gençlerin %90lara varan oranda gerçekleştirdiği ortaya çıkmış. "İslamcı" gençlerin %90ı, "Ülkücü" gençlerin %89u, "Sosyalist" gençlerin %80i, "Atatürkçü gençlerin %84ü oruç tutuğunu ifade ederken, ne ilginçtir ki, "Ateist" gençlerin %59u da "düzenli oruç tutarım" seçeneğini işaretlemiş.

 

            EN GÜVENDİĞİNİZ KURUM HANGİSİDİR?

KİMLİĞİ

YÜZDE

KİMLİĞİ

YÜZDE

KİMLİĞİ

YÜZDE

Ordu

%31.2

Cumhurbaşkanı

%7.3

Partiler

%2.9

TBMM

%21.4

Sivil Top. Örgüt.

%5.7

 

 

Hükümet

%18.4

Diyanet

%4.3

 

 

         Orduya güvenin oranı biraz azalsa da devam ediyor. Burada kendisine çekidüzen vermesi gereken kurumlar, başta siyasi partiler olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı, Sivil Toplum Örgütleri ve Cumhurbaşkanlığı makamı geliyor.

 

            "GENÇ KIZ İLE ERKEK AYNI EVDE YAŞAYABİLİR Mİ?"

KİMLİKLER

KESİNLİKLE EVET

EVET

KARARSIZIM

HAYIR

KESİNLİKLE HAYIR

Kemalist

%8.6

%19

%15.7

%29.5

%27.2

İslamcı

%6.3

%14.9

%12.9

%27.7

%38.2

 

            SONUÇ:

            SEKAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Can, Türkiyede, "insan unsurunda" değerler bazında bir geriye gidiş olduğunu gözlemlediklerini söylüyor. Varılan sonuç şu; bu nesil, 15-28 yaş grubu, kavramlara son derece yüzeysel ve slogan olarak bakıyor, içeriğinden yani o sloganın ne anlama geldiğinden haberi bile yok. Sosyal medya üzerinden hoşuna giden her şeyi alıp sahiplenmiş ve kendi özelliği haline getirmiş." Gençler kavram kargaşası içinde.

         Bunun nedeni olarak görülen yaygın görüş ise şu: Türkiyede, Batı kültürünün medeniyet değerleriyle bu toplumun sahip olduğu İslam kültürünün çatışması var. İnsanları en çok diziler, reklamlar, bilgisayar oyunları ve internet etkiliyor. İnterneti sürekli kullananlar, toplumsal, dini ve aile değerlerine en az bağlı olanlar. Türkiyede eğitim düzeyi yükseldikçe, maddi olarak zenginleştikçe, kırdan kente geldikçe toplumsal, dini ve aile değerlerine bağlılık azalıyor. Bu da gösteriyor ki; Türkiyede yanlış bir eğitim ve kentleşme politikası var."

 

            ÇÖZÜM:

         Günümüz gençliğinin yetişme tarzında TV, bilgisayar, internet ve cep telefonlarının aile ve toplumsal değerlerin önüne geçtiğini görüyoruz. Yani, gençlerimizi biz değil artık bu saydıklarımız şekillendiriyor. Bizim bile kendimizi kurtaramadığımız bu lânet iletişim araçları gençliğimizi tamamen egemenliği altına almış durumda. Böyle olunca da doğal olarak kafa yapıları da sosyal medya adı verilen bu araçlar tarafından biçimlendiriliyor.      

         Bunun etkisini en aza indirmenin yöntemleri ise bana göre şunlar olabilir:

         1. Şu anda uygulanmakta olan eğitim sisteminin yanlışlığını kabul ederek, bu sorunu çözmüş olan Japonya, Finlandiya gibi ülkelerin eğitim sistemlerini inceledikten sonra, kendimize uygun bir eğitim modeli geliştirip uygulamak.

         2. Çocuklarımızla daha çok ilgilenip onları sosyal medyanın esaretinden kurtarmak.

         3. Kendimizi ve aile yapımızın işleyişini yeniden yapılandırıp çocuklarımıza doğru örnek olmak.

         4. Önce kendimizi, sonra da çocuklarımızı kişilik değerleri konusunda bilinçlendirmek.

         5. Toplumsal değerlerimize (geleneklerimiz, törelerimiz, oyunlarımız, komşuluk ve akraba ilişkilerimiz, vb.) sahip çıkmak ve çocuklarımızı bu yönde bilinçlendirmek.

         6. Ve de en önemlisi okumak okumak okumak… Sonra da çocuklarımızdan okumalarını istemek.

         İlk maddeyi gerçekleştirmek devlete düşüyor ama diğerleri tamamen bizim görevimiz ve gençliğimizi kurtarmak için bunları hiç zaman geçirmeden uygulamaya koymamız gerekiyor.

 

         Yukarıdaki araştırmayı yapan SEKAM, sonuçları yayımlarken slogan olarak “HENÜZ VAKİT VARKEN”i seçmiş, doğru da yapmış.

 

         Henüz vakit varken, bir şeyler yapmak zorundayız. Yoksa…

 

            Kaynak: AA

         http://www.sekam.com.tr/sayfa.php?detay=turkiyede-genclik-raporu-sunumu-

         NOT: Toplam 196 sayfalık araştırmaya linkten ulaşamayanlar, bana ulaştıklarında kendilerine gönderebilirim.

 



İsim Soyisim :
E-Mail :

Bu yorum : 6 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : İbrahim Yildirim

 
Hatirlatma ve açıklamaların için teşekkür ederim Hasan Ali.Selamlar