www.iskilipliyiz.com
19.09.2021
Çorum /   24°C

BAYRAMLIK
BAYRAMLIK

BAYRAMLIK

Büyük olasılıkla bırakın şehirlerarası ziyareti, burnumuzun dibindeki komşumuzun ya da bir sokak ötedeki akrabamızın bayramını bile ancak teknoloji yardımıyla kutlayabileceğimiz bir bayram yaşıyoruz. O nedenle birkaç dakikalığına da olsa coronayımoronayı unutturup şöyle 50-60 yıl öncesi çocuklarının bayramlarını sizlere yaşatmak istiyorum. Umarım beğenirsiniz.

Bayram sabahı şimdiki gibi kahvaltılıkla geçiştirilmez, mutlaka ama mutlaka dolma yapılır, bayram namazı çıkışına sofra hazır edilir, vakit ne kadar erken olursa olsun herkes sofrada hazır olurdu. Gurbetteki İskilipliler de geldiği için ilçe nüfusu ikiye, üçe katlanır; bayram namazı çıkışında evlere gidilmeyip cami önünde sıraya geçilerek herkes herkesle bayramlaşırdı. 

Çocuklar için yapılan bayram alışverişlerinin ortak özelliği, biraz büyüdüğünde küçük gelmesini önlemek için bir beden büyük alınmasıydı. En azından diğer bayramda da giyebilmesi istendiği için büyük alınan pantolonların yerde sürünen paçası katlanır, beli bol geldiği için aşağı sıyrılmasını önlemek için de bir kemerle iyice sıkılıp buruş buruş bir pantolonla gezilirdi. Gömleklerin kolu uzun geldiği için eller içinde kaybolur, korkuluğa benzerdik. Ya ayakkabılar: Her adımda ayaktan çıkar, bu nedenle de ayak topuğunun arka tarafındaki deri yüzülüp su toplardı. Oluşan bu yaralar nedeniyle günlerce topallayarak gezdiğimiz olur ama yeni ayakkabılarımızı giymeye yine de devam ederdik.

Şimdiki çocukların el öpmeyi bile beceremediği yaşlarda biz kendi mahallemizde el öpülmedik hane bırakmadığımız gibi, komşu mahalle çocuklarının egemenlik alanlarına da girip ufak tefek ne verirlerse toplayıp gelirdik. Zaten fazla bir beklentimiz de yoktu ki! Bir hapaz(tek elle avuçlama) kuru üzüm- leblebi karışımına çoktan fit olurduk. Hele hele -ne kadar olduğu hiç önemli değil- para verdiler mi sevinçten kırk takla atasımız gelir, diğer çocuklara da para verilen evi tarif ederek onların da bu nimetten yararlanmalarını sağlardık. Kıskançlık ya da bencillik bizim bilmediğimiz ve en azından o yaşlarda hiç yaşamadığımız bizden çok uzak kavramlardı.

Hangi evin bize ne vereceğini önceki bayram ziyaretlerinden ezbere bildiğimiz için daha çok mahalleye yeni taşınanlar üzerine odaklanır, öncelikle onların kapısında toplanıp kapı şakşağını çalarken heyecanlanırdık. Bazı evlerde yemek ya da çay sofrası kuruluyken üzerine denk gelir, sofraya da buyur edilirdik. Eh, bu da işin piyangosu olurdu artık. 

Biz çocukların bayram gezmelerinin tek amacı cebimizi doldurmak yani bayram hasılatı toplamaktı. Bazı bayramlarda el öpme faslı bitmeden cepler dolar, bir koşu eve boşaltıp turlamaya devam ederdik. Olur ya, evden çok uzak bir mahallede iken cepler dolarsa hemen arka cepten o zaman yağlık denilen ve her erkeğin cebinde mutlaka bulunanbüyükçe mendilimizi çıkarır, cepleri buna boşaltıp elde taşıyarak turlamaya devam ederdik.

Hiç tanımadığımız evlerden bile asla geri çevrilmezdik; mutlaka bir şeyler verilirdi. Biz de girdiğimiz evde fazla kalmaz, el öpüp hediyemizi aldıktan sonra izin isteyip hemen kalkardık. Öyle ya, daha dolaşacak o kadar çok ev vardı ki, elimizi çabuk tutmazsak bitirmemiz mümkün olmazdı. 

El öpmek için sadece küçüklerin ev ev dolaştığını sanmayın sakın; bütün mahalle kendisinden büyüklerin olduğu evleri teker teker dolaşıp el öperekbayramlarını kutlardı. Bu iş komşular arasında gündüzleri yapılır, geceleri de akraba ziyaretlerine ayrılırdı.

Yukarıda yazdıklarımı bayram tatilini fırsat bilerek gittiği bir tatil yerindeki otel odasında okuyanlar için hiçbir anlamı olmasa gerek. Biz de onların okuması için yazmadık zaten. Öylelerine iyi bayramlar desek, bayram olduğunun bile farkında olmadıkları için şaşkın şaşkın bakarlar. 

Bizim sözümüz has İskilipliye. Cümlenize iyi bayramlar dostlar… 

 

DÜŞÜNEN SÖZLER:

Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini şaşırmayasın. Hz. MEVLANA

Çocuk donmamış beton gibidir. Üzerine ne düşerse izi kalır. HaimJİNOTT

İnsan çocukluğunun çocuğudur.FREUD

Yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır. FriedrichNİETZSCHE

Dürüst bir insan her zaman çocuktur. SOKRATES

Hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız, ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. DOSTOYEVSKİ

Arkada bıraktıklarımızın hatıralarında yaşamak, ölmemektir. CAMPBELL

Bana çocukluğumu verin, büyüklük sizde kalsın. La EDRÎ



İsim Soyisim :
E-Mail :

Bu yorum : 4 ay önce yazıldı.
Yorum Sahibi : Hüseyin Görgülü

 
Yüreğine saglik kardes,eski bayramlarımız,bayram gibi bayramdı.Her değerlerimiz gibi onlarıda unutmaya başladık.